sağlık, kadın, hastalıklar, cilt bakımı, sağllık haberleri, sağlık bilgileri, çocuk, pspikoloji

Şair kimdir

Şiire sevdalananlar çoğu kez kendilerine bu soruyu sormuşlardır : Şiir nedir – şair kimdir? Kuşkusuz, gönüllerine hoş gelen tanımlamaları da bulmuşlardır. Onun içindir ki ´şiirin tanımı neredeyse şiir yazanlar kadar çoktur´ savını öne sürmek yanlış olmaz. Ancak burada çoğu kez gözden kaçan önemli bir nokta var: iyi bir şiir okuyucusu şiiri ve şairi nasıl tanımlar?

Şiir, sayfalarda suskunluğa bırakılmış karalamalar olmak yerine, her yazın türünde olduğu gibi, beğenilmesi ve okunması amacıyla yazılmaz mı? Onun için yukarıdaki genel kapsamlı soruyu iki ayrı bakış açısından, şiir yazarın ve şiir okurun görüşlerinden yola çıkarak irdelemek gereklidir.

Dilerseniz burada Yahya Kemal Beyatlı´dan yaptığımız ufak bir alıntıya yer verelim ve her bir sözcüğün ve mısraın imge zenginliğini ve duygu yükünü bu kez birlikte tadalım :

dönülmez akşamın ufkundayız vakit çok geç
bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç

Hasan Güner Berkant (Arş. Gör. Çukurova Univ., Adana) şiiri ve özellikle şairi nasıl anladığını irdelemiş. H. Güner Berkant düşündüklerini şöyle özetliyor:

[Şiir ve şair´e yönelik tanımlama yapmayı ben “sevgi”ye yönelik tanımlama yapmaya benzetiyorum. Bazı kavramları yaşarsınız, ama ne şekilde ifade ederseniz edin, o ifade hep yetersiz kalır. Yani “anlatılamaz, yaşanır” düşüncesini içerir… ancak, yaşamımızda olan her şeyin tanımı vardır. Bu tanımı yaparken “bu şudur” veya “bu şöyledir” demek yerine “böyle olabilir” demek daha doğru olur diye düşünüyorum. Bu bağlamda, şiir için şunu söyleyebiliriz: bazen bütününde, bazen tek bir satırında, bazen de tek bir kelimesinde anlamlar yüklü olan ifadelerdir. Bir kelimeye ne kadar anlam yüklerseniz o kadar etkili olursunuz… ve her insan mutlaka kendisini anlatan bir kelimeyi veya kelimeleri bulabilir. Çünkü herkesin bir hikayesi vardır. Şair Eşref´e sormuşlar: “Neden şiirlerinizde hedefinizi belirtmiyorsunuz?” “Çünkü” demiş, “ben şiirlerimi numarasız gözlüklere benzetiyorum. Her takan kişiye uymaları için.” Kelimelere yüklenecek anlamda şairi etkileyen etkenler de çok önemli… evet, kelimeleri bulacak kişi şair, ama uygun ortam yakalanamıyorsa bu iş biraz zor. En iyi şairlerin hep sıkıntı içinde yaşadığını görüyoruz… bu sıkıntı, aşk olabilir, para olabilir, insanlar olabilir, maneviyat olabilir… Öyleyse şair için; “hangi kelimeye hangi anlamların ´yüklenebileceği´ni ve bu kelimelerin hangi anlamları ´kaldırabileceği´ni belirleyen kaynak” tanımını getirebiliriz.]

Karıma adlı şiirinde Oktay Rifat, bir dizede mutluluğu bakın ne kadar sade fakat ne kadar güçlü bir imgeyle ortaya koyuyor :

Mutluluk bir çimendir bastığın yerde biter

Şairin içine soluduğu mutluluk bu dizede ne güzel dile gelmiş. Acaba kaç kişi mutluluğu çimene bu kadar yakın bulmuştur, dersiniz? Derya Çolpan, ( Filozof Sitesi, EDEBİYAT- ŞİİR ), ŞİİR adlı yazısında şiirin en önemli öğelerinden biri saydığı imge konusunda bakın ne yazmış: “İmge, şiirde anlama ulaşma yolunu daha etkili ve canlı hale getiren, anlamla başka şeyler arasında ilinti kuran bir zihinde canlandırma biçimidir. Bir bakıma bir hayal yaratmadır. Hayal söz konusu olduğu için seçilen şeyler dünyada varolan bildik cisimler ya da olaylar olmak zorundadır. Şiirin de kullandığı asıl madde insan yaşantısı olduğu için bu yaşantıyı şiirleştirmek işi imgeye düşer. O zaman şair kullandığı sözcüklerle algıların zihindeki bazı resimlerle eşleşmesini sağlar. Bunu başarabilen bir imgeye de biz iyi imge diyebiliriz. …İmge bir bakıma anlam yolculuğunun bizde bıraktığı güzel manzaradır.”

Bir Garip Mavi´den dostumuz ve bu sayımızda yayınlanan Yürüyüş adlı şiirin yazarı Ulaş Nikbay, kendi deyimiyle ´yüreğinden kopanları´ bize aktarırken düzyazısında dahi heyecanlarını ve duygularını gizleyememekten yakınıyor. Yanıtı aynen şöyle :

[Altı yıldır yazdıklarını kendine saklamış, bir gün aniden cesaret bulup “bu kervanda ben de olmalıyım” diyen birinin (yani benim) bakışıdır izleyen satırlar.

Bence “şair kimdir?” sorusunu cevaplamak, “şiir nedir?” sorusunu cevaplamaktan daha kolaydır. O yüzden kolaydan başlıyorum. Bence şair; şiir yazma eylemini sürekli kılan kişidir. Hayata dair bakışını, izlenimini, hislerini şiire döken kişidir. Adeta şiiri hayatının merkezine oturtan kişidir. Çünkü o şiirin safından, şiirin gözlüğünden bakar hayata. Günlük hayatta kullanılan kelimelerin onda daha derin anlamları vardır. Ben buna “kelimelerin arkasını görmek” diyorum.

“Şiir nedir?” sorusunun cevabı daha zor bence. Kolaya kaçıp “şairin yazdıklarıdır” denebilir. Ama bu, tatmin edici bir cevap olamayacağından, zorlayarak bir tanımlama çabasına girişiyorum. Bence şiir “yazılan” değil “yaşanan” bir şeydir. Her şairin şiiri, kurduğu dünyadır aslında. Bu nedenle bir devrimdir belki. Bir kökten kopuştur. Kimi zaman kendini yakan, kimi zaman o yangının küllerinden yeniden doğan bir dünya. Şiir bir coşkun söyleyiştir. Bir sözcük dizimi sanatıdır ve düzyazıdan daha etkilidir.

Okuyucusunu da bahsettiğim dünyanın içine çekebilen şiir başarılı olabiliyor. Bu coşku, yani şiir, nasıl yakalanır? Bence biraz kendine işkenceyle. Asar kendini öyle yazar, yakar kendini öyle yazar. Bu duyarlılığın bir sonucudur. Kendi acılarının yanısıra, şair ve şiir bence toplumsal acılara da duyarlı olmalıdır. Orada bir başka sızı, bir başka şiir vardır. Bulunası dünyadır şiir. ]

Advertisements

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s

Tag Cloud

%d bloggers like this: