sağlık, kadın, hastalıklar, cilt bakımı, sağllık haberleri, sağlık bilgileri, çocuk, pspikoloji

Beyazperdenin unutulmayan erotik filmleri hangileri, merak ediyor musunuz? “En”lerin hepsi ‘da…Yapımcılar yönetmenler filmlerini daha cazip kılmak için erotizmi ve seksi hep kullandılar. Bugüne kadar çekilen filmlerde sayısız seksi sahne yer aldı. Ancak bunlardan bazıları, akıllardan hiç çıkmadı.

Biz de akıllardan hiç çıkmayan bu filmlerden en unutulmaz, en etkileyici olanları bir araya getirdik.

Postacı Kapıyı İki kere Çalar (The Postman Always Rings Twice)

1981 yapımı olan ve Rob Rafelson’un imzasını taşıyan filmde, başrollerdeki Jack Nicholson ile Jessica Lange’in mutfaktaki sevişme sahnesi hafızalardan silinmedi. Hatta o dönemde yayılan bazı dedikodulara göre, iki sanatçı bu sahnede rol yapmadı, gerçekten sevişti.

Filmin konusu
ABD’de tüm şiddetiyle süren ekonomik kriz yıllarında, rüzgardaki bir yaprak gibi eyaletten eyalete sürüklenen Frank,
güzel Cora ve kendinden yaşça büyük kocası Nick’in işlettiği küçük bir lokantaya gelir. Nick’in acıyıp yer gösterdiği genç adam Cora’yla tutkulu bir ilişki yaşamaya başlar. Aşktan gözleri kör olan sevgililer Nick’i öldürüp hem özgürlüklerine hem de sigortadan gelecek yüklü paraya sahip olmaya karar verirler. Ancak hayat sürprizlerle doludur…Kriz yıllarının ahlaki çöküşü nasıl hızlandırdığının da en kayda değer sunumlarından biri…

Paris’te Son Tango (Last Tango in Paris)

En erotik ikinci film ise, Bernardo Bertolucci’nin unutulmaz “Paris’te Son Tango”su… 1972’de çevrilen ve Marlon Brando ile Maria Schneider’in başrolü paylaştığı filmdeki sevişme sahnesi de uzun yıllar konuşuldu.

Filmin konusu
Jeanne, evlenince oturmak için ev ararken çok ilginç ve garip bir adamla tanışır. Paul, kendinden yaşça büyük ve tanıdığı bütün
erkeklerden farklı bir adamdır. Aralarındaki çekime karşı koyamaz ve birlikte olurlar.

Uzunca bir süre sadece birlikte olabilmek için bu evin çatısı altında buluşacak ama birbirlerinin dışarıdaki hayatlarına dair hiçbir soru sormayacak ve hiçbir şey bilmeyeceklerdir. Bu, Paul’ün ilişkilerinin devam edebilmesi için koymuş olduğu bir şarttır. Paul’ün karamsar ruhuna karşılık Jeanne’in capcanlı gençliği, koydukları bu sert kurallara dayanamayacaktır.

Gecenin Rengi (Color of Night)

En erotik sevişme sahnesinin yer aldığı üçüncü film de Gecenin Rengi… Richard Rush’ın 1994’te çektiği ve Bruce Willis ile Jane March’ın başrolde oynadığı yapım, uzun süre sansür kuruluna takıldı.

Filmin konusu
Psikolog Bill Capa (Bruce Willis) bir hastasının intihar etmesi üzerine bunalıma girer. Bir süreliğine bulunduğu ortamdan
uzaklaşmak için meslektaşı Bob Moore’u (Scott Bakula) ziyarete gider. Bu esnada onun bir grup terapisine de katılan Capa, Moore’un da öldürülmesiyle kendini esrarengiz olayların ortasında bulur.

Ölesiye (Damage)

Jeremy Irons ile Juliette Binoche’un başrolleri paylaştığı “Ölesiye” cesur sevişme sahneleriyle hafızalardan hiç silinmedi.

Filmin konusu
İngiliz Parlamentosu’nun bir üyesi olan Dr.Stephen Fleming (Jeremy Irons), bir partide oğlu Martyn’in (Rupert Graves) sevgilisi Anna Barton (Juliette Binoche) ile tanışıyor.

Psikolojik olarak “hasarlı” Anna, aynı anda hem Fleming, hem oğlu Martyn, hem de kimsenin bilmediği başka bir kişiyle ilişkiye girmiştir. Fleming’in Anna’ya olan tutkusu, Martyn’in hiçbirşeyden haberi olmaması, hepsini trajik bir sona hazırlıyor. Bu sondan sadece Anna
etkilenmiyor.

Henry ve June

Philip Kaufman’ın sansür kurbanı filmi “Henry ve June” da gelmiş geçmiş en erotik filmler arasında.

Filmin konusu
1931’de Paris’te Anais Nin (Maria de Medeiros), Henry Miller (Fred Ward)ve eşi June (Uma Thurman) ile tanışıyor. İkisinden de etkilenen Nin, kocası Hugo (Richard E.Grant), Henry ve başkalarıyla cinselliğini keşfediyor.

June, Paris ve New York arasında iş gezileri yaparken Henry’ de bir kitap yazıyor. Hugo ve Nin kitabı finanse ediyorlar ama June Henry’nin Nin’e karşı olan davranışlarından rahatsızlık duyuyor. Nin ve Henry yazma stilleri konusunda devamlı kavga ediyorlar. Tutku hiç eksilmiyor…

9,5 hafta (Nine 1/2 Weeks)

Kim Basinger ve Mickey Rourke’un oynadığı 1986 yapımı 9.5
Hafta, gösterime girdiği zaman ülkemizde dahil olmak üzere bütün dünyada olay yaratmıştı.

Filmin konusu
New York’lu bir işadamı olan Matt Wade, iş için New Orleans’a gider. Burada içki sorunu olan olan Francois Dubois ile karşılaşır. Dubois, artık genç ve şehvetli karısı Emily’yi cinsel yönden tatmin etmekte büyük güçlük çekmektedir.

Emily ile tanışan Matt, ondan çok etkilenir ve aralarında hemen bir ilişki başlar. Bu ilişki ilerledikçe artık iyice içinden çıkılmaz bir hal alacak ve oldukça tehlikeli sorunları beraberinde getirecektir.

Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği (The Unbearable Lightness Of Being)

Philip Kaufman’ın sansasyon yaratan filmi “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” hala en çok DVD’si satılan filmlerden biri…

Filmin konusu
Tomas (Daniel Day Lewis) 1960’ların
Çekoslavakya’sında yakışıklı ve de oldukça çapkın, başarılı bir doktordur. Çok apolitiktir. Devamlı birlikte olduğu kadınlardan sofistike Sabrina (Lena Olin) ile yeni tanıştığı, monogamiden yana olan Tereza (Juliette Binoche),Tomas’ın kafasını karıştırmaktadır.

İkisini birbiriyle tanıştıran Tomas ikisi arasında oluşan arkadaşlıktan çok etkilenir. Sovyet tankları Prag’a girince bu üçlünün hayatı bir anda büyük değişimler geçirir…

Gözü Tamamen Kapalı (Eyes Wide Shut)

Stanley Kubrickin tartışmalar yaratan filmi, Tom Cruise ve Nicole Kidman gibi oyuncuların kariyerleri için de önemli bir adım.

Filmin konusu
Evli bir çiftin psiko-seksüel meceralarını; kabuslarla dolu bir hayal alemini ve filmin sonunda aralanacak yüksek gerilimli bir esrar perdesini anlatan müthiş bir film.

Doktor
William Harford (Tom Cruise), eşinin o güne dek gizlediği cinsel arzularını öğrenince, hayatında şüphe, korku ve cinsel keşiflerle dolu yeni bir sayfa açılır…

Kubrick, oyuncuların her hareketini takip ettiği usta çekimler, kullandığı zengin renkler ve çarpıcı görüntülerle, herkesin gözünü sonuna dek açıyor.

Seks ve Lucia (Sex and Lucia)

Julio Medem’in 2001 yapımı çok ses getiren filmi…

Filmin konusu
Lucia, Madrid’in merkezindeki bir restaurantta garsonluk yapan genç bir kadındır. Uzun zamandır birlikte olduğu yazar sevgilisinden ayrılınca yalnız kalmaya ihtiyacı olduğunu düşünürek, Akdenizde’ki bir adaya tatile gitmeye karar verir .

Lucia orada temiz
hava ve kızgın güneşin altında bir yazarın yasaklı sayfalarını okur gibi geçmişte kalan ilişkilerinin karanlık
noktalarını anlamaya başlar…

Betty Blue

1985’te çekilen, Beatrice Dalle adını dünyaya duyuran “Betty Blue”, sinema otoriteleri tarafından unutulmayan erotik filmler sınıfına katıldı.

Filmin konusu
Psikolojik sorunları olan çılgın, ateşli ve sıradışı bir kız olan Betty Blue ile beceriksiz bir yazar ve tamirci olan Zorg’un çarpıcı aşklarını anlatan muhteşem bir film.

En unutulmaz 10 seksi film

Advertisements

Tag Cloud

%d bloggers like this: