sağlık, kadın, hastalıklar, cilt bakımı, sağllık haberleri, sağlık bilgileri, çocuk, pspikoloji

Posts tagged ‘Doğum’

Doğum korkusu (tokofobi) nedir?

-doum-korkusu-tokofobi-nedir-.jpgKadınların yaklaşık yüzde 20’si doğumdan korkuyor, yani tokofobik. Ve tokofobikler en çok sezaryen isteyenler. İşte, bu korkunun nedenleri ve üstesinden gelme yolları…Tokofobi sözcüğünü hiç duydunuz mu? Bu soruya yanıtınız “hayır” olsa bile Türkçe karşılığı olan, “doğum yapma korkusu”na aşina olduğunuzu tahmin ediyoruz.

Her ne kadar hamilelik ve doğum, insan doğasın bir parçası olsa da kişisel deneyimlere, karaktere ve cinselliği algılayış biçimine göre bazı kadınlar bu durumu doğalarına aykırı bir durummuş gibi algılayabiliyorlar.

Dolayısıyla çoğu kadın, özellikle ilk hamileliğinde doğum yapma korkusu taşıyabiliyor. Yapılan araştırmalar kadınların yaklaşık yüzde 20’sinin doğumdan korktuğunu ortaya koyuyor.

Dr. Harika Bodur Öztürk, tokofobi ile ilgili şu bilgileri veriyor…
Kadınların yaklaşık
yüzde 20’si doğumdan korkuyor, yani tokofobik. Ve tokofobikler en çok sezaryen isteyenler. İşte, bu korkunun nedenleri ve üstesinden gelme yolları…Siz hangi tip tokobofiksiniz?
Tokofobiyi birincil, ikincil ve depresif hastalık zemininde gelişen doğum korkusu olmak üzere üç kategoride inceleyebiliriz. Birincil tokofobiye sahip kadınlar, hamilelik oluşumundan önce bu korkuya sahiptir ve genellikle bu süreç çocuklukla erişkinlik arasındaki dönemde başlar. Etyolojide (hastalık etkenlerini inceleyen bilim dalı) sosyal, psikolojik ve psikodinamik etkenler bulunur.

İkincil olgularda ise tokofobi, travmatik doğum sonrası gelişebildiği gibi ikinci evrenin uzadığı normal doğum, düşük, ölü doğum veya hamilelik sonlandırması sonrası da gelişebilir. İkincil tokofobi posttravmatik stres bozukluğuyla da ilişkilendirilir. Gece kabusları nedeniyle ciddi uyku bozuklukları da şikayetler arasındadır.
Kadınların
yaklaşık yüzde 20’si doğumdan korkuyor, yani tokofobik. Ve tokofobikler en çok sezaryen isteyenler. İşte, bu korkunun nedenleri ve üstesinden gelme yolları…Tokofobikler sezaryan sever
Tokofobi, doğum öncesi depresyonun belirtisi olabildiği gibi, günümüzde tıbbi neden olmaksızın annenin isteğine bağlı sezaryen doğum oranlarını artırdığı da bir gerçek. Buna karşın tıbbi neden olmaksızın yapılan sezaryen doğumların yararlı olduğuna dair veri de mevcut değil.
Kadınların yaklaşık yüzde 20’si doğumdan korkuyor, yani tokofobik. Ve tokofobikler en çok sezaryen isteyenler. İşte, bu korkunun nedenleri ve üstesinden gelme yolları…Doğum korkusu nasıl geçer?
Doğum korkusunu azaltmaya yönelik araştırmalar 1920’li yıllardan itibaren yapılıyor. 1950’li yıllarda psikoproflaksi (olağandışı davranış biçimlerini önlemek ve kişinin çevreye uyum sağlaması için psikolojik yöntemler
kullanılarak yapılan koruma yöntemi), 1990’lı yıllardaysa hipnozun etkileri, değerlendirilen yöntemler oldu.

Ancak psikoproflaktik hazırlık kurslarının doğum süreci üzerine olumlu etki göstermediği anlaşılmış. Ryding’in yaptığı bir araştırmada doğum korkusu nedeniyle tıbbi gerekçesiz sezaryen doğum isteyen hamilelere, doğum öncesi kısa dönem psikoterapi uygulanmış ve daha sonra bu hamilelerin yüzde 50’sinin normal doğum gerçekleştirebildiği görülmüş. Dolayısıyla doğum korkusu yaşayan anne adaylarına psikoterapi uygulanması, bir tedavi yöntemi olarak düşünülebilir.
Kadınların yaklaşık yüzde 20’si doğumdan korkuyor, yani tokofobik. Ve tokofobikler en çok sezaryen isteyenler. İşte, bu korkunun nedenleri ve üstesinden gelme yolları…Neden hamile kalamıyorum?
Yumurtlama bozuklukları, hormon yetmezliği, tüplerin tıkalı veya hasarlı olması gibi nedenler kadınlarda hamile
kalamamasına neden oluyor.

Doğurganlığı artırmak içi ne yemeli?
Hamile kalma ihtimalimizi artırmak için beslenmemizde dikkat edebileceğimiz birkaç nokta var…

Hamileliğin ilk belirtileri
Hamile olduğunuzu nasıl anlarsınız? Sizi gebelik testi yapmaya iten nedenler nelerdir? İşte hamileliğin beden ve ruhumuzdaki ilk belirtileri.

35 yaş hamileleri
35 yaş hamileleri isyan ediyor. “Bize suçlu muamelesi yapmayın!”

Doğum korkusu (tokofobi) nedir?

Advertisements

Doğum yaşı yirmi yedi oldu!

Doğum yaşı yirmi yedi oldu!

Türkiye İstatistik Kurumu doğum yaşının yükseldiğini ortaya koydu. 2009 yılında doğum yapan annelerin ortalama yaşı 27 olarak açıklandı. Toplam doğurganlık hızı, 2008 yılında 2,14 çocukken geçen yıl 2,06 çocuğa geriledi.
Geçen yıl 1 milyon 241 bin 617 bebek dünyaya gelirken, doğumların yüzde 51’i erkek, yüzde 49’u kız.

TÜİK verilerine göre 2008 yılında canlı doğan çocuk sayısı 1 milyon 281 bin 302 iken bu sayı geçen yıl 1 milyon 241 bin 617’ye geriledi. Doğumların yüzde 51’i erkek, yüzde 49’u kızlar oluşturdu. Kaba doğum hızı, 2008 yılında binde 18 iken bu hız 2009 yılında binde 17,3’e düştü. Diğer bir ifade ile 2008 yılında bin nüfus
başına 18 doğum düşerken, 2009 yılında bin nüfus başına 17,3 doğum düştü.

GÜNEYDOĞU’DA DOĞUM YÜKSEK, MARMARA’DA DÜŞÜK

2009 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması, 1. Düzey’e göre kaba doğum hızının en yüksek olduğu bölge binde 27,2 ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise binde 11,6 ile Batı Marmara Bölgesi oldu.

15-44 yaş grubunda bin kadın başına düşen doğum sayısını ifade eden "genel doğurganlık hızı" 2008 yılında binde 75,3 iken bu hızın 2009 yılında binde 72,3 gerilediği belirlendi. 2009 yılında İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması, 1. Düzey’e göre genel doğurganlık hızının en yüksek olduğu bölge binde 118,9 ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise binde 51,6 ile Batı
Marmara Bölgesi’dir.

DOĞURGANLIK HIZI ORTALAMA 2 ÇOCUK

Toplam doğurganlık hızı, 2008 yılında 2,14 çocuk iken 2009 yılında 2,06 çocuğa geriledi. İstatistiki verilere göre bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca doğurabileceği ortalama çocuk sayısı 2′ olarak belirlendi. Geçen yıl İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması, 1. Düzey’e göre toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu bölge 3,46 çocuk ile Güneydoğu Anadolu, en düşük olduğu bölge ise 1,51 çocuk ile Batı Marmara Bölgesi’dir.
2009 yılı verilerine göre en yüksek yaşa özel doğurganlık hızı 20-29 yaş grubunda görülmektedir. İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması, 1. Düzey’e göre yaşa özel doğurganlık hızının İstanbul, Batı Marmara, Ege, Doğu
Marmara, Batı Anadolu, Akdeniz, Orta Anadolu, Batı ve Doğu Karadeniz bölgelerinde 20-29 yaş grubunda, Kuzeydoğu, Ortadoğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise 20-34 yaş grubunda yüksek olduğu görüldü.

Doğum yapan annelerin ortalama yaşı İstatistiki Bölge Birimleri Sınıflaması, 1. Düzey’e göre incelendiğinde en yüksek ortalama yaş 27,5 ile İstanbul ve Güneydoğu Anadolu’da oldu. En düşük ortalama yaş 25,9 ile Orta Anadolu Bölgesi’nde görüldü.

Doğum yaşı yirmi yedi oldu!

Doğum ağrıları başladıktan ne kadar sonra, doğum gerçekleşir ?

Doğum ağrıları, doğumun yaklaştığının habercisidir, ama çoğu insanın zannettiği gibi ağrı başlar başlamaz doğum hemen gerçekleşemez. Bu yüzden ağrılar başla­dığında panik yapmaya gerek yoktur.

Bunun yerine ağrıların ne kadar sıklıkla geldiği ve geldiğinde ne kadar süre devam ettiği tespit edilip doğum hekimine haber verilmelidir.

Doğum ağrıları düzenli ara­lıklarla gelir ve geldiğinde bir müddet devam eder ve sonra bir dinlenme arası verir. Bu arada gebe hiç ağrı hissetmez. Sonra ağrı, yine tekrarlar.

Doğum ağrıları ilk başladı­ğında önce seyrek gelip kısa sürer, daha sonra doğuma yaklaştıkça sıklaşır ve uzun sürmeye başlar. Başlangıçta ağrılar 40-50 dakikada bir gelip 15-20 saniye sürerken, doğuma yakın 5-10 daki­kada bir gelip 45-60 saniye sürmeye baş­lar. Ağrıların sıklaşması doğumun yaklaş­tığının belirtisidir.

İlk doğumlarda ağrının başlamasıyla doğumun gerçekleşmesi arasında geçen süre ortalama 12-16 saati bulabilirken, birden fazla doğum yapmışlarda bu süre ortalama 6-8 saattir.

Doğum ağrıları başladıktan ne kadar sonra, doğum gerçekleşir ?

[end]

Tag Cloud