sağlık, kadın, hastalıklar, cilt bakımı, sağllık haberleri, sağlık bilgileri, çocuk, pspikoloji

Posts tagged ‘için’

Ruh sağlığınızı daha güzel hale getirmek için izleyeceğiniz adımlar

ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-1.jpg Kendinizdeki dengesizliklerin neler olabileceğini tek tek düşünün.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-2.jpg Yarın daha dengeli bir yaşama başlayın; en azından buna karar verip ilk adımı atın ve tüm bu dengesizlikleri yapmamaya gayret edin.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-1.jpg Eğer sözünüzü tutamadığınızı görürseniz sakın vazgeçmeyin; yeniden başlayın.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-2.jpg Aslında her gün güne başlarken kısaca konsantre olun ve tekrar karar alın.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-1.jpg Daha dengeli olduğunuzu, eskisi gibi aniden sinirlenmediğinizi, öfkenizi kontrol edebildiğinizi vs. gördüğünüzde sakın kendinizi yeterli görmeyin, daha da dengeli olmak için gayret sarf etmeye devam edin.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-2.jpg Yaşıtlarınızın tavırlarından olumsuz etkilenmeyin.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-1.jpg Eski tavırlarınız mutlaka ki size uygulaması daha rahat ve kolay gelecektir. Kızmak, bağırmak, çağırmak, asileşmek, küsmek, tavır almak bazen daha cazip görünebilir. Ancak bunu kendinize yakıştırmayın, siz bir kez dengeli insan olmaya, yetişkin tavrı göstermeye niyet ettiniz. Şimdi bunu uygulama zamanı.

Ruh sağlığınızı daha güzel hale getirmek için izleyeceğiniz adımlar

[end]

Advertisements

Göz Kapakları için şifalı bitkiler

Göz Kapakları

Göz kapaklarındaki rahatsızlıklar mikroplanmadan meydana geldiği gibi farklı farklıda çeşitleri de vardır. Kas bozulmalanndan, kistlerden, yaralanmalardan ya da felçlerden, kapaktaki içe, dışa kıvnlmalardan da göz ka­pağındaki rahatsızlıklar meydana gelir.

Bunların dışında göz kapağındaki sarkma, arpacık gi­bi oluşumlarda göz kapağını etkilemektedir. Arpacık, hafif bir kızartıyla başlar, şişer ve içi irinli bir hal alır.

Gözleri tozlardan, dumandan ve yapay ışıklardan ko­rumak yatmadan önce makyajı temizlemek ve olabildi­ğince kozmetik ürünlerden uzak durmak gerekir. Çünkü bu tip malzemeler cildi zayıf düşürmekte ve alerji yapa­bilmektedirler.

goz-kapaklari-2.jpgKullanılan malzemeler: Ebegümeci
Gül
Kantaron
Papatya
Su
goz-kapaklari-2.jpgHazırlanışı:
Bütün malzemelerden iki tutam alınarak bir kaba ko­nur. Beş bardak su eklenerek kaynatır. Soğutulduktan sonra bir pamuk yardımı ile sürülür.

goz-kapaklari-4.jpgKullanılan malzemeler: Sinir otu
Su
goz-kapaklari-4.jpgHazırlanışı:
Birkaç tutam sinir otu alınarak bir kaba konur. Yeteri kadar su eklenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra bir pamuk yardımı ile sürülür.

Göz Kapakları için şifalı bitkiler

Öksürük için

Domuz gribi karabasının çöktüğü ve soğuk günlerinde etkisini gösterdiği şu günlerde öksürmekten kokrkar olduk. Sevgili Melek‘lerim, risk dolu bu günlerde öksürük için tedavi önerilerimiz var.
bronsit ve oksuruk icin bitkisel tedavi1 3211 Öksürük için

Ardıç taze meyvelerinin ezilmesi ile elde edilen şurup öksürüğe çok iyi gelir.

Böğürtlen yaprakları içeriği oluşmadan toplanıp gölgelikte demetler halinde kurutulur ve bundan yapılan şurup kanı temizler öksürüğe iyi gelir.

Ebegümeci göğsü yumuşatır. Öksürük kesici olduğundan bronşite ve nezleye iyi gelir. Bulantı ve kusmalara karşı da yararlıdır.

Gelincik çiçeklerinden yapılan şurup ağrıları dindirici ilaç olarak kullanıldığı gibi öksürüğe ve öksürük gıcığına etkilidir.

Ihlamur çayı kronik öksürüğü keser. Ter ve balgam söktürücüdür.

Kenevir çayı balla tadlandırılıp içilirse öksürük boğmaca ve ses kısılmasına iyi gelir.

Kırmızı yaban mersini yapraklarından yapılan şurup öksürüğe etkili olur.

Meşe ağacı kabuklarından yapılan çay kanlı öksürük ve kan kusmaya çok iyi gelir.

Meyan kökü şurubu öksürüğe iyi gelir.

Yaban eriği ezilerek şekerle pişirilirse öksürüğü yok eder.

Öksürük için

Öksürük tedavisi için şifalı bitkiler

Fazla önemsemediğimiz, daha sonradan da canımızı sıkan öksürük için şifalı bitkileri açıklıyoruz arkadaşlarım. Bu bitkiler sayesinde öksürüğünüz geçecek inşallah…

oksuruk 194x300 Öksürük için şifalı bitkiler

ÖKSÜRÜK
Tanımı: Solunum yolları zarlarının rahatsızlığı nedeniyle ciğer­lerdeki havanın birdenbire ve gürültülü bir sesle dışarı çıkmasıdır.
Nedenleri: Bademcik iltahabı, grip, aşırı sigara içmek, so­ğuk içicekler yüzünden göğsü üşütmek, boğmaca, astım gibi birçok neden sıralanabilir.
Solunum yollarının iç yüzünü yapan zarlar iltahaplandığın­da, mukus salgısı artmakta ve bu zann kolaylıkla tahriş edilebil­diği görülmektedir. Öksürükle mukusun fazlası dışan atılmakta­dır. Öksürmek zorunda kalan kişi, önce derin bir soluk alır, son­ra ses telleri aralarındaki aralığı kapatıp ve göğüs boşluğu ba­sıncını arttınrcasına kaslarını kasar. Bu olaydan sonra ses telleri aralığı aniden açılınca, solunum yollarındaki hava patlarcasına dışarı atılır. Bu havayla birlikte aşırı miktardaki salgılar ve bazı tahriş edici maddeler dışarı çıkar.
Öneriler:Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kekik otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam ol­mak üzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında ebegümeci katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra, süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ihyana kadar bırakılıp ardından, gün­de iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Havanda dövülmek suretiyle toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı çitlembik tohumu bir çay fincanı kaynar suyun içine katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzüle­rek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış incir yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış mayasıl otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç küçük parçalara bölünmüş kereviz katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanına bir tatlı ka­şığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı öksürük otu çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam ol­mak uzerer birer çay fincanı içilir.
*Aynı oranda ince kıyılmış veya havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan, havlıcan, ebegümeci, zencefil, tıbbi hat­mi, ayva yaprağı, ayva çekirdeği ve ıhlamur iyice karıştırılıp harman edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam ol­mak üzere birer çay bardağı içilir.
*Aynı oranda ince kıyılmış veya havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan, öksürük otu (yapraklan ve çiçekleri), sı­ğırkuyruğu çiçeği, ciğer otu ve sinirli ot yaprağı iyice karıştırılıp harnıan edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam ol­mak üzere birer çay fincanı içilir.
*Aynı oranda ince kıyılmış veya havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan, nane, kekik, papatya çiçeği, tıbbi hatmi ve ıhlamur iyice karıştırılıp harman edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek gün­de iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay bardağı içilir.
*Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı dar yapraklı sinirli ot katılıp demlenmesi için kısa bir sü­re beklendikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam ol­mak uzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kılıç otu katı­lıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış ayrık otu katı­lıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış sarmaşık katı­lıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanına birer tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç taze ve ince ktyılmış sarım­sak otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde içinde bir su bardağı aralıklarla yudumlanarak içilir.
* Bir litre soğuk suyun içine bir avuç taze ve ince kıyılmış tıbbi hatmi kökü ve iki çorba kaşığı toz şeker katılıp 1 -2 saat bekletilmesinin ardından süzülerek her iki saatte bir çorba kaşı­ğı alınarak kullanılır.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ciğer otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendik­ten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam olmak uzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine birer çay kaşığı toz tarçın ve karabiber katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülüp günde iki kez sabah ve akşam olmak üzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir su bardağı sıcak suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan birer çorba kaşığı fındık içi ile süzme bal ilave edilip karıştırıldıktan sonra ılık halde içilir.
* 100 gram yulaf unu bir litre soğuk suyun içinde yumuşa­ması için birkaç saat bekletildikten sonra koyulaşıncaya kadar kaynatılıp her üç saatte bir birer çorba kaşığı alınır.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı dağ şebboyu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı içilir.
* Bir miktar siyah turp mikserden geçirildikten sonra bir tülbent yardımıyla suyu sıkılıp elde edilen bir su bardağı turp suyuna bir çorba kaşığı süzme bal ilave edilip günde iki kez, sa­bah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı içilir.
* Bir su bardağı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay ka­şığı oranında koyungözükatılıp demlenmesi için on iki saat bek­letildikten sonra, süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ağzına kadar bırakılıp ardından, gün için­de aralıklarla yudumlanarak içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış ceviz yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine iki avuç kavun çekirdeği katılıp, su yarım litreye düşene kadar kaynatıldıktan sonra süzülerek gün­de üç öğün birer çay fincanı içilir.
* Bir litre süt ile 5-6 diş ince kıyılmış sarımsak kaynatılıp süzülmesinin ardından ihyana kadar bekletilip birer tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı avşar otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendik­ten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine küçük parçalara bölünmüş bir avuç ku­ru soğan katılıp, kaynatıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün bi­rer çay fincanına bir tetlı kaşığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Bir litre suyun içine küçük parçalara bölünmüş bir avuç at kestanesi katılıp, kaynatıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
*Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir tatlı kaşığı izlanda yosunu katılıp kısa bir süre demlenmesi beklen­dikten sonra, süzülerek, öğle ve akşam yemeklerinden yanm sa­at önce birer çay fincanı soğuk olarak içilir.
* Bir litre suyun içine 4-5 adet keçiboynuzu katılıp, su yarım litreye düşene kadar kaynatıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanına birer çay kaşığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Bir litre suyun içine iki avuç ayva çekirdeği katılıp, su yanm litreye düşene kadar kaynatıldıktan sonra süzülerek gün­de üç öğün birer çay fincanı içilir.
* Havanda dövülmek suretiyle toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı hardal tohumu bir çay fincanı kaynar suyun içine ka­tılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış yer palamudu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış menekşe çiçe­ği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sa­bah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kiraz çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir adet selvi kozalağı katılıp kaynatılma­sının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay bardağı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış elma çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış bakla çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış devetabanı çi­çeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış gelincik çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı güneş gülü katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülüp gün içinde aralıklarla yudumlanarak içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir tatlı kaşığı süzme bal katılıp karıştırıldıktan sonra günde üç öğün bi­rer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı rezene katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir bardak kaynar suyun içine bir tatlı kaşığı ince kıyıl­mış sığır dili katılıp 4-5 saat dinlenmesi için bırakılmasının ar­dından arzuya göre tatlandırılıp her sabah bir çorba kaşığı içilir.
* Bir litre suyun içine 4 adet kuru incir ve bir kahve fincanı meyan kökü katılıp kaynatıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün kullanılır.
* Bir litre süt ile 2-3 adet küçük parçalara bölünmüş kuru incir kaynatılıp süzülmesinin ardından ihyana kadar bekletilip günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içi­lir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış mersin yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kara hindiba katılıp kısa bir süre demlenmesi beklendik­ten sonra, süzülerek, öğle ve akşam yemeklerinden yanm saat önce birer çay fincanı soğuk olarak içilir.
* Bir litre suyun içine bir yemek kaşığı civanperçemi katı­lıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çor­ba kaşığı içilir.
* Bir çorba kaşığı çam ağacı sürgünü bir litre suyun içine katılıp kaynatıldıktan sonra süzülerek ve arzuya göre tatlandırı­larak günde üç öğün birer çay bardağı içilir.
* Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı dolusu ıhlamur, bir silme yemek kaşığı tıbbi hatmi, bir adet rendelenmiş limon ka­buğu ve bir tatlı kaşığı tarçın katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay fincanı içilir.
* Havanda dövülmek suretiyle toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı keten tohumu bir çay fincanı kaynar suyun içine katı­lıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere içilir.
* Bir litre suyun içine iki avuç hünnap katılıp kaynatılması­nın ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere içilir.
* Bir tatlı kaşığı toz zencefilini içine bir çay kaşığı bal ve yarım çay kaşığından biraz daha az tuz bir kürdan yardımıyla karıştırılıp yutulur.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı karabaş otu katılıp demlenmesinin ardından süzülüp, süzme bal ile tatlandırıla­rak günde iki kez, sabah ve akşam olma üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir miktar şalgam mikserden geçirildikten sonra bir tül­bent yardımıyla suyu sıkılıp elde edilen bir su bardağı turp su­yuna bir çorba kaşığı süzme bal ilave edilip günde iki kez, sa­bah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış pazı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve ak­şam olmak üzerebirer çay fincanı içilir.
* Bir duble viski (3 el.) ile bir kahve fincanı sıcak limon su­yu karıştırılıp günde iki kez akşam yemeklerinden sonra ve ya­tarken birer duble içilir.

Öksürük tedavisi için şifalı bitkiler

Diyabet için ensülin kullanmak her şeyi daha kötü yapar

Diyabet için ensülin kullanmak her şeyi daha kötü yapar

Ensülin yağlı yiyeceklerle beslenen ve kilo alan insanlar üze­rinde daha az etkilidir. Kilo vermenin yanında daha az yağ içeren diyetler, ensülin duyarlılığını artırır. Diyabetli olsun olmasın aşırı kilolu birinin daha çok ensüline ihtiyacı vardır. Aslında aşırı kilolu insanlara daha fazla ensülin vermek, daha fazla kilo almayı destekleyerek onları daha fazla hasta eder. Diyabetleri ilerler. Bu süreç nasıl işliyor? Pankreasımız vücut tarafından talep edilen kadar ensülin salgılar. 1 cm.den daha az göbek çevresi yağı olan normal kilodaki bir kişi, X kadar ensülin salgılayacaktır. Diyelim ki bu kişi 7 kilo aldı. Bu halde nerdeyse iki kat daha fazla ensüline ihtiyacı olacaktır. Çünkü vücuttaki yağ, hücrelere ensülin alımını engelleyecektir.

Eğer kişi obezse, yani 18 kilodan fazla ek yağ ağırlığı varsa, vücudu pankreastan yüklü derecede, normal kilodaki bir insandan on kat daha fazla, ensülin talep edecektir. Peki pank­reas beş, on yıl bu şekilde çalışmaya zorlanırsa ne olur der­siniz? Evet bildiniz: Tükenir.

Vücudun yüksek talebine karşın pankreas daha az ensülin salgılamaya başlar. En sonunda kan akışındaki glikozu hücre­lere taşıması gereken ensülin azahnca, kandaki glikoz miktarı artmaya başlar ve kişiye diyabet teşhisi konur. Birçok vakada bu bireyler, normal ağırlıktaki insanlarla karşılaştırıldığında, hala yüksek miktarda ensülin salgılarlar, ama bu kendileri için yeterli değildir. Kendilerini daha az zorlayan bir diyet uygu­layıp kilo verdiklerinde şekeri kontrol etmek için fazladan ensüline ihtiyaçları kalmaz.

Bütün bunlar Tip II diyabetin, pankreaslarında daha az ensülin salgılayan hücre rezervi bulunduran kişilerin kilo almasıyla ortaya çıktığı anlamına gelir. Hassas kişilerde 3 ila 7 kilo fazlalık bile bir fark yaratabilir. Fazladan kiloların atıl­ması bu kişilerin kendi vücutlarının kapasiteleri içinde yaşa­malarını sağlayabilir. Birçok Tip II diyabetli, normal kilolarını koruyup zayıf kaldıkça, normal dengeleri korumaya yetecek kadar ensülin üretirler.

Yaşam süresini uzatmak isteyen bir kişinin yapması gere­ken en önemli şey, benim programımı takip etmek. Bilinçli kilo kaybının diyabetlilerin kan şekeri, yağ ve tansiyonunda iyileşme meydana getirdiği uzun yıllardır bilinmekte. Son çalışmalardan biri kilolarını düşüren diyabetli hastalarda yaşam süresinin önemli derecede arttığını ve erken ölümlerin oranı­nın yüzde yirmi beş azaldığını belgelemiştir.” Mükemmel bir beslenme programıyla erişilecek zayıflığın getireceği sonuç­ları hayal edin bir de.

Ensülin Tip II diyabetliler için tehlikeli bir ilaçtır. Bu insan­lar her şeyden önce aşırı kilolu insanlardır. Ensülin tedavisi onların diyabetlerinin artmasına neden olacak bir kilo alımına yol açar. Böylece hastanın kilo aldıkça genellikle daha fazla ensüline ihtiyaç duyduğu bir kısır döngü başlar. Beni ilk defa görmeye geldiklerinde aşırı dozda ensülin kullanıp bunu ağız­dan aldıkları ilaçlarla desteklemelerine rağmen şekerlerini kontrol etmenin imkansız olduğunu söylerler. Bu cebinizde her an patlamaya hazır bir bomba ile dolaşmaya benziyor.

Diyabet için ensülin kullanmak her şeyi daha kötü yapar

[end]

Karaciğer için faydalı bitkiler

Karaciğerimiz kanımızı temizleyen organımızdır. Alkol v.b maddelerin kullanımı zamanla karaciğerin sağlığını kaybetmesine ve karaciğer hastalıklarının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Karaciğeri koruyan bitkilerden yardım alarak sağlıklı bir karaciğere sahip olabilirsiniz.

karaciger1 Karaciğer için faydalı bitkiler

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özkan, hepatitli hastalara verilen diyet listelerinde alkol haricinde hiçbir besin maddesinin yasaklanmasına ilişkin bilimsel bir veri bulunmadığını söyledi. Prof. Dr. Özkan, deve dikeni bitkisi ve enginarın ise karaciğere faydalı besinler olduğunu kaydetti.

Hepato Bilio Pankreatoloji Derneği tarafından düzelenen 7′nci Hepato Gastroenteroloji Kongresi, Antalya’nın Serik İlçesi’ne bağlı Belek turizm beldesinde Gloria Hotels Convention Center’da devam ediyor. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci, dünyada ve TÜrkiye’de kansere bağlı ölüm nedenleri arasında karaciğer kanserinin ilk 10 içinde yer aldığını kaydetti. Türkiye’de sindirim sistemleri kanserleri arasında karaciğer kanserinin ilk 5 arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Dökmeci, özellikle beklemiş, mantarlaşmış ve küflenmiş fıstık ve türevleri kuruyemişlerde, isot ve kırmızı pul biberde ortaya çıkan aflatoksin maddesinin karaciğer kanserine neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Dökmeci, Hepatit’in B ve C türlerinin gelişen evrelerinin de karaciğer kanserine neden olduğunu belirtti. Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci,
karaciğer kanserinin görülme sıklığıyla Hepatit B ve C hastalıklarının görülme sıklığı arasında doğru orantı bulunduğuna dikkati çekti. Prof. Dr. Dökmeci, “Hepatit B mikrobuna karşı aşılamanın yaygınlaştırılması hastalığın görülme sıklığını düşürdü” dedi. Türkiye’de Hepatit B’nin batı bölgelerde yüzde 5, doğu bölgelerde ise yüzde 10 civarında olduğunu kaydeden Prof. Dr. Dökmeci, hastalığın ortaya çıkışında toplumlarının sosyo- ekonomik durumlarının önemli olduğunu kaydetti.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özkan, hepatitli hastalara nasıl bir diyet programının uygulanması gerektiğinin, hastalar arasında önemli bir sorun olarak ortaya çıktığını söyledi. Prof. Dr. Özkan, alkol haricinde hiçbir besin maddesinin yasaklanmasına ilişkin bilimsel bir veri bulunmamasına rağmen hastalara karaciğer tarafından temizlenen boya egzos kokularından uzak durması, bilinçsiz antibiyotik kullanılmaması gerektiği ve yanık yağlardan kesinlikle uzak durumaları gerektiğini tavsiye ettiklerini dile getirdi. Prof. Dr. Özkan, deve dikeni bitkisi ve enginarın ise karaciğere faydalı besinler olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin C virüsü sorunu
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necati Örmeci ise Hepatit B virüsünün kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak vücuttan atıldığını belirtirken Hepatit C’de virüsün farklı bir seyir izlediğini söyledi. Türkiye’de görülen Hepatit C genotipinin 5 farklı tip içinde tedaviye en dirençli tip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Örmeci, “Hepatit C’nin Türkiye’e optimum tedavi şansı yüzde 50 civarında gerçekleşiyor. Amerika ve Avrupa ise bu rakam yüzde 80′e çıkabiliyor” diye konuştu. Prof. Dr. Örmeci, Hepatit C’nin ilerleyen evrelerinde diyabet, şeker hastalığının da ortaya çıkabilceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Örmeci, “Toplumda ‘Tatlı karaciğere iyi gelir’ şeklinde yaygın bir inanç var. Aksine eğer Hepatit C’de hergün tatlı yerseniz diyabeti tetiklersiniz” dedi.

Yeni yüzyıl hastalığı reflü

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Ünsal, 21. yüzyılın hastalığı olarak görülen reflünün sadece yetişkinleri değil yenidoğan bebekleri de tehdit ettiğini söyledi. Reflünün atık toplumun yüzde 20′sinin şikayet ettiği bir hastalık haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Ünsal, “Her mide yanması, her ekşime reflü değildir. Haftada 2, 3 kereden fazla tekrarlıyorsa ve en önemlisi kişinin yaşam kalitesini etkiliyorsa reflüden bahsedebiliriz” diye konuştu. Hastalığın tanısında en önemli noktasının hastanın hikayesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ünsal, tedavinin ise hastanın yaşam ve beslenme tarzını değiştirmesiyle mümkün olabilceğini kaydetti. Prof. Dr. Ünsal, reflüden korunmak için özelikle akşam yemeklerinde sofradan doymadan kalkılması, akşam yemeğinin ardından 3 saat içinde uykuya ya da yatar pozisyona geçilmemesi uyarılarında bulundu.

Karaciğer için faydalı bitkiler

Diyetiniz çocuklar için eziyete dönüşmesin!

Diyetiniz çocuklar için eziyete dönüşmesin!

Diyet uğruna yeme alışkanlığını değiştiren anne ve babalar, çocuklarına kötü örnek oluyor. Ebeveynlerinin ekmek yemediğini gören çocuklar yemeyi tamamen bırakabiliyor. Yetersiz beslenme çocuklarda boy kısalığı ve vitamin yetersizliğine bağlı hastalıklara sebep oluyor.

İnsanlar, diyetisyen tarafından kişiye özel hazırlanan beslenme programlarıyla doktor kontrolünde sağlıklı şekilde kilo verebiliyor. Ne varki diyet uğruna yeme alışkanlıklarını değiştirenler çevrelerini de etkileyebiliyor. Özellikle çocuklar aile davranışlarını örnek alıp daha az yemek yemeye başlayabiliyor. Kulaktan dolma yanlış bilgilerle yapılan diyetlerde kas erimesi, kansızlık, vitamin yetersizliği gibi önemli sağlık
sorunlarıyla karşılaşılabiliyor. Konya Özel Farabi Hastanesi Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar, çocukluk çağında yetersiz beslenmenin boy kısalığı, beyin gelişiminde yetersizlik, vitamin-mineral yetersizliğine bağlı hastalıklar, enfeksiyonlara kolay yakalanma gibi sorunlar oluşturabildiğini belirtiyor. Çocukların yanında mümkün olduğunca diyetle ilgili konuşulmamasını tavsiye eden Acar, "Diyet yapan biri çocuğun yanında ‘ben ekmek yemiyorum, diyetteyim’ dediği zaman çocuk bunu örnek alıp ekmek yemeyi bırakabiliyor. Kilo sorunu olan çocuğa ‘çok yemek yeme kilo alıyorsun’ denilirse çocuk yemeyi tamamen bırakabilir veya doyduğu halde daha fazla yeme eğilimine girebilir." diyor.

Çocukların besin ögesi ihtiyaçlarının yetişkinlerden farklı olduğunu bildiren Acar, şu bilgileri veriyor: "Besinlerden gelen
enerji günlük ihtiyaç ve büyüme-gelişme için kullanılır. Bu nedenle özellikle 5 yaş altı çocukların diyet yapmaması gerekir. Kilolu çocuklar önce doktor kontrolünden geçmeli, kilonun nedeni belirlenmeli. Daha sonra diyetisyen kontrolünde yaşına ve kilosuna uygun bir büyüme ve gelişmesine engel olmayacak bir beslenme programı oluşturulmalıdır." Acar, ileri derecede kilo sorunu olmayan çocuklarda problemin egzersizle halledilmeye çalışılmasını öneriyor.

Çocuğunuzun beslenmesini takip edin
Günümüzde beden imajı önemli hale geldi. Genç kızlar, zayıf görünmeye ayrı bir değer veriyor. Çocuk ergen psikoloğu Hande Sinirlioğlu, kilolu gençlerin çevrenin olumsuz yargılarından kurtulmak adına diyetlere yöneldiğini belirtiyor. Yetişkin ve ergenler
arasındaki diyet algısının farklı olduğunu bildiren Sinirlioğlu, "Ergenler ‘bana bir şey olmaz’ düşüncesiyle hareket ederek diyet sürecini abartılı biçime dönüştürebilir. Beden büyümesi ve hormonal değişimin çok hızlı olduğu ergenlikteki yanlış beslenme, sağlık açısından risk oluşturur." Ailenin denetimi ve diyet sürecini bir uzmanla işbirliği halinde sürdürmesinin önemine işaret eden çocuk ergen psikoloğu, "Örnek olma doğru uygulanabilir ve uygun işbirliği kurulursa anne-babanın diyet yapması, çocuğu ile işbirliğine girmesi olumlu olur." diye konuşuyor. Sinirlioğlu’na göre ergenlik sürecindekileri anlamak, onların bedeni ile ilgili kaygılarını dikkatle dinleyip, önemsendiklerini hissettirmek gerekiyor. Kilolu çocuğa bu konuda destek olmak ve ‘bir şey yok, zayıflarsın, önemli
değil’ şeklinde yaklaşmamak lazım.

Gençlerin olumsuz modellerle özdeşim kurma riski bulunduğuna dikkat çeken Sinirlioğlu, "Aşırı diyet, yemek yememe, yediğini kusma, boşaltımda etkili ilaçlar kullanma, çocuğumuz için riskli olabilir. Çocuğumuz bir arkadaşından bu davranışların zayıflamaya etkisini duymuş ve uygulamaya geçirmiş olabilir. Bu durumda önlem almak ve yönlendirmek gerekecektir." uyarısında bulunuyor.

Bu belirtilere dikkat!
Toplumda manken hastalığı olarak bilinen ‘anoreksiya nervoza’ başta olmak üzere yeme bozuklukları sağlığı ciddi anlamda tehdit ediyor. Hande Sinirlioğlu, bu tür bozuklukların ölümle sonuçlanabilen psikiyatrik hastalıklar olduğunu söylüyor. Ailelerden çocuklarının diyet süreçlerini ciddiye almalarını isteyen
Sinirlioğlu’na göre, eğer çocuğun yedikleri ile ilgili yalanları varsa, ayna karşısında, tartı üstünde aşırı zaman harcıyorsa, sizinle sofraya oturmayı reddediyorsa, bu durumu mutlaka ciddiye almak gerekiyor. Takibi yapılması gereken diğer hususlar ise kilosunda ciddi oynamalar, yemek sonraları banyoda uzun süre geçirme. Sinirlioğlu, bu durumlarda bir diyetisyen veya psikolog ile işbirliğine girmek gerekebileceğini sözlerine ekliyor.

Diyetiniz çocuklar için eziyete dönüşmesin!

Tag Cloud