sağlık, kadın, hastalıklar, cilt bakımı, sağllık haberleri, sağlık bilgileri, çocuk, pspikoloji

Posts tagged ‘için’

Ruh sağlığınızı daha güzel hale getirmek için izleyeceğiniz adımlar

ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-1.jpg Kendinizdeki dengesizliklerin neler olabileceğini tek tek düşünün.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-2.jpg Yarın daha dengeli bir yaşama başlayın; en azından buna karar verip ilk adımı atın ve tüm bu dengesizlikleri yapmamaya gayret edin.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-1.jpg Eğer sözünüzü tutamadığınızı görürseniz sakın vazgeçmeyin; yeniden başlayın.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-2.jpg Aslında her gün güne başlarken kısaca konsantre olun ve tekrar karar alın.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-1.jpg Daha dengeli olduğunuzu, eskisi gibi aniden sinirlenmediğinizi, öfkenizi kontrol edebildiğinizi vs. gördüğünüzde sakın kendinizi yeterli görmeyin, daha da dengeli olmak için gayret sarf etmeye devam edin.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-2.jpg Yaşıtlarınızın tavırlarından olumsuz etkilenmeyin.
ruh-sagliginizi-daha-guzel-hale-getirmek-icin-izleyeceginiz-adimlar-1.jpg Eski tavırlarınız mutlaka ki size uygulaması daha rahat ve kolay gelecektir. Kızmak, bağırmak, çağırmak, asileşmek, küsmek, tavır almak bazen daha cazip görünebilir. Ancak bunu kendinize yakıştırmayın, siz bir kez dengeli insan olmaya, yetişkin tavrı göstermeye niyet ettiniz. Şimdi bunu uygulama zamanı.

Ruh sağlığınızı daha güzel hale getirmek için izleyeceğiniz adımlar

[end]

Göz Kapakları için şifalı bitkiler

Göz Kapakları

Göz kapaklarındaki rahatsızlıklar mikroplanmadan meydana geldiği gibi farklı farklıda çeşitleri de vardır. Kas bozulmalanndan, kistlerden, yaralanmalardan ya da felçlerden, kapaktaki içe, dışa kıvnlmalardan da göz ka­pağındaki rahatsızlıklar meydana gelir.

Bunların dışında göz kapağındaki sarkma, arpacık gi­bi oluşumlarda göz kapağını etkilemektedir. Arpacık, hafif bir kızartıyla başlar, şişer ve içi irinli bir hal alır.

Gözleri tozlardan, dumandan ve yapay ışıklardan ko­rumak yatmadan önce makyajı temizlemek ve olabildi­ğince kozmetik ürünlerden uzak durmak gerekir. Çünkü bu tip malzemeler cildi zayıf düşürmekte ve alerji yapa­bilmektedirler.

goz-kapaklari-2.jpgKullanılan malzemeler: Ebegümeci
Gül
Kantaron
Papatya
Su
goz-kapaklari-2.jpgHazırlanışı:
Bütün malzemelerden iki tutam alınarak bir kaba ko­nur. Beş bardak su eklenerek kaynatır. Soğutulduktan sonra bir pamuk yardımı ile sürülür.

goz-kapaklari-4.jpgKullanılan malzemeler: Sinir otu
Su
goz-kapaklari-4.jpgHazırlanışı:
Birkaç tutam sinir otu alınarak bir kaba konur. Yeteri kadar su eklenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra bir pamuk yardımı ile sürülür.

Göz Kapakları için şifalı bitkiler

Öksürük için

Domuz gribi karabasının çöktüğü ve soğuk günlerinde etkisini gösterdiği şu günlerde öksürmekten kokrkar olduk. Sevgili Melek‘lerim, risk dolu bu günlerde öksürük için tedavi önerilerimiz var.
bronsit ve oksuruk icin bitkisel tedavi1 3211 Öksürük için

Ardıç taze meyvelerinin ezilmesi ile elde edilen şurup öksürüğe çok iyi gelir.

Böğürtlen yaprakları içeriği oluşmadan toplanıp gölgelikte demetler halinde kurutulur ve bundan yapılan şurup kanı temizler öksürüğe iyi gelir.

Ebegümeci göğsü yumuşatır. Öksürük kesici olduğundan bronşite ve nezleye iyi gelir. Bulantı ve kusmalara karşı da yararlıdır.

Gelincik çiçeklerinden yapılan şurup ağrıları dindirici ilaç olarak kullanıldığı gibi öksürüğe ve öksürük gıcığına etkilidir.

Ihlamur çayı kronik öksürüğü keser. Ter ve balgam söktürücüdür.

Kenevir çayı balla tadlandırılıp içilirse öksürük boğmaca ve ses kısılmasına iyi gelir.

Kırmızı yaban mersini yapraklarından yapılan şurup öksürüğe etkili olur.

Meşe ağacı kabuklarından yapılan çay kanlı öksürük ve kan kusmaya çok iyi gelir.

Meyan kökü şurubu öksürüğe iyi gelir.

Yaban eriği ezilerek şekerle pişirilirse öksürüğü yok eder.

Öksürük için

Öksürük tedavisi için şifalı bitkiler

Fazla önemsemediğimiz, daha sonradan da canımızı sıkan öksürük için şifalı bitkileri açıklıyoruz arkadaşlarım. Bu bitkiler sayesinde öksürüğünüz geçecek inşallah…

oksuruk 194x300 Öksürük için şifalı bitkiler

ÖKSÜRÜK
Tanımı: Solunum yolları zarlarının rahatsızlığı nedeniyle ciğer­lerdeki havanın birdenbire ve gürültülü bir sesle dışarı çıkmasıdır.
Nedenleri: Bademcik iltahabı, grip, aşırı sigara içmek, so­ğuk içicekler yüzünden göğsü üşütmek, boğmaca, astım gibi birçok neden sıralanabilir.
Solunum yollarının iç yüzünü yapan zarlar iltahaplandığın­da, mukus salgısı artmakta ve bu zann kolaylıkla tahriş edilebil­diği görülmektedir. Öksürükle mukusun fazlası dışan atılmakta­dır. Öksürmek zorunda kalan kişi, önce derin bir soluk alır, son­ra ses telleri aralarındaki aralığı kapatıp ve göğüs boşluğu ba­sıncını arttınrcasına kaslarını kasar. Bu olaydan sonra ses telleri aralığı aniden açılınca, solunum yollarındaki hava patlarcasına dışarı atılır. Bu havayla birlikte aşırı miktardaki salgılar ve bazı tahriş edici maddeler dışarı çıkar.
Öneriler:Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kekik otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam ol­mak üzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı oranında ebegümeci katılıp demlenmesi için on iki saat bekletildikten sonra, süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ihyana kadar bırakılıp ardından, gün­de iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Havanda dövülmek suretiyle toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı çitlembik tohumu bir çay fincanı kaynar suyun içine katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzüle­rek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış incir yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış mayasıl otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç küçük parçalara bölünmüş kereviz katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanına bir tatlı ka­şığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı öksürük otu çiçeği katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam ol­mak uzerer birer çay fincanı içilir.
*Aynı oranda ince kıyılmış veya havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan, havlıcan, ebegümeci, zencefil, tıbbi hat­mi, ayva yaprağı, ayva çekirdeği ve ıhlamur iyice karıştırılıp harman edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam ol­mak üzere birer çay bardağı içilir.
*Aynı oranda ince kıyılmış veya havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan, öksürük otu (yapraklan ve çiçekleri), sı­ğırkuyruğu çiçeği, ciğer otu ve sinirli ot yaprağı iyice karıştırılıp harnıan edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez sabah ve akşam ol­mak üzere birer çay fincanı içilir.
*Aynı oranda ince kıyılmış veya havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan, nane, kekik, papatya çiçeği, tıbbi hatmi ve ıhlamur iyice karıştırılıp harman edildikten sonra; bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı bitki harmanı katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek gün­de iki kez sabah ve akşam olmak üzere birer çay bardağı içilir.
*Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı dar yapraklı sinirli ot katılıp demlenmesi için kısa bir sü­re beklendikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam ol­mak uzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kılıç otu katı­lıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış ayrık otu katı­lıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış sarmaşık katı­lıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanına birer tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç taze ve ince ktyılmış sarım­sak otu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde içinde bir su bardağı aralıklarla yudumlanarak içilir.
* Bir litre soğuk suyun içine bir avuç taze ve ince kıyılmış tıbbi hatmi kökü ve iki çorba kaşığı toz şeker katılıp 1 -2 saat bekletilmesinin ardından süzülerek her iki saatte bir çorba kaşı­ğı alınarak kullanılır.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı ciğer otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendik­ten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam olmak uzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine birer çay kaşığı toz tarçın ve karabiber katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülüp günde iki kez sabah ve akşam olmak üzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir su bardağı sıcak suyun içine havanda dövülerek toz haline getirilmiş olan birer çorba kaşığı fındık içi ile süzme bal ilave edilip karıştırıldıktan sonra ılık halde içilir.
* 100 gram yulaf unu bir litre soğuk suyun içinde yumuşa­ması için birkaç saat bekletildikten sonra koyulaşıncaya kadar kaynatılıp her üç saatte bir birer çorba kaşığı alınır.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı dağ şebboyu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı içilir.
* Bir miktar siyah turp mikserden geçirildikten sonra bir tülbent yardımıyla suyu sıkılıp elde edilen bir su bardağı turp suyuna bir çorba kaşığı süzme bal ilave edilip günde iki kez, sa­bah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı içilir.
* Bir su bardağı soğuk suyun içine ince kıyılmış bir çay ka­şığı oranında koyungözükatılıp demlenmesi için on iki saat bek­letildikten sonra, süzülerek ılıtılmak için içi kaynar su dolu olan bir başka kabın içine ağzına kadar bırakılıp ardından, gün için­de aralıklarla yudumlanarak içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış ceviz yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine iki avuç kavun çekirdeği katılıp, su yarım litreye düşene kadar kaynatıldıktan sonra süzülerek gün­de üç öğün birer çay fincanı içilir.
* Bir litre süt ile 5-6 diş ince kıyılmış sarımsak kaynatılıp süzülmesinin ardından ihyana kadar bekletilip birer tatlı kaşığı süzme bal ilavesiyle günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı avşar otu katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendik­ten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine küçük parçalara bölünmüş bir avuç ku­ru soğan katılıp, kaynatıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün bi­rer çay fincanına bir tetlı kaşığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Bir litre suyun içine küçük parçalara bölünmüş bir avuç at kestanesi katılıp, kaynatıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanı içilir.
*Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir tatlı kaşığı izlanda yosunu katılıp kısa bir süre demlenmesi beklen­dikten sonra, süzülerek, öğle ve akşam yemeklerinden yanm sa­at önce birer çay fincanı soğuk olarak içilir.
* Bir litre suyun içine 4-5 adet keçiboynuzu katılıp, su yarım litreye düşene kadar kaynatıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün birer çay fincanına birer çay kaşığı süzme bal ilavesiyle içilir.
* Bir litre suyun içine iki avuç ayva çekirdeği katılıp, su yanm litreye düşene kadar kaynatıldıktan sonra süzülerek gün­de üç öğün birer çay fincanı içilir.
* Havanda dövülmek suretiyle toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı hardal tohumu bir çay fincanı kaynar suyun içine ka­tılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış yer palamudu katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış menekşe çiçe­ği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sa­bah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış kiraz çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir adet selvi kozalağı katılıp kaynatılma­sının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay bardağı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış elma çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış bakla çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış devetabanı çi­çeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış gelincik çiçeği katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı güneş gülü katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklen­dikten sonra süzülüp gün içinde aralıklarla yudumlanarak içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir tatlı kaşığı süzme bal katılıp karıştırıldıktan sonra günde üç öğün bi­rer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı rezene katılıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülüp günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzerer birer çay fincanı içilir.
* Bir bardak kaynar suyun içine bir tatlı kaşığı ince kıyıl­mış sığır dili katılıp 4-5 saat dinlenmesi için bırakılmasının ar­dından arzuya göre tatlandırılıp her sabah bir çorba kaşığı içilir.
* Bir litre suyun içine 4 adet kuru incir ve bir kahve fincanı meyan kökü katılıp kaynatıldıktan sonra süzülerek günde üç öğün kullanılır.
* Bir litre süt ile 2-3 adet küçük parçalara bölünmüş kuru incir kaynatılıp süzülmesinin ardından ihyana kadar bekletilip günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içi­lir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış mersin yaprağı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine ince kıyılmış bir çay kaşığı kara hindiba katılıp kısa bir süre demlenmesi beklendik­ten sonra, süzülerek, öğle ve akşam yemeklerinden yanm saat önce birer çay fincanı soğuk olarak içilir.
* Bir litre suyun içine bir yemek kaşığı civanperçemi katı­lıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün birer çor­ba kaşığı içilir.
* Bir çorba kaşığı çam ağacı sürgünü bir litre suyun içine katılıp kaynatıldıktan sonra süzülerek ve arzuya göre tatlandırı­larak günde üç öğün birer çay bardağı içilir.
* Bir litre suyun içine bir çorba kaşığı dolusu ıhlamur, bir silme yemek kaşığı tıbbi hatmi, bir adet rendelenmiş limon ka­buğu ve bir tatlı kaşığı tarçın katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde üç öğün yarımşar çay fincanı içilir.
* Havanda dövülmek suretiyle toz haline getirilmiş olan bir çay kaşığı keten tohumu bir çay fincanı kaynar suyun içine katı­lıp demlenmesi için kısa bir süre beklendikten sonra süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere içilir.
* Bir litre suyun içine iki avuç hünnap katılıp kaynatılması­nın ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve akşam olmak üzere içilir.
* Bir tatlı kaşığı toz zencefilini içine bir çay kaşığı bal ve yarım çay kaşığından biraz daha az tuz bir kürdan yardımıyla karıştırılıp yutulur.
* Bir çay fincanı kaynar suyun içine bir çay kaşığı karabaş otu katılıp demlenmesinin ardından süzülüp, süzme bal ile tatlandırıla­rak günde iki kez, sabah ve akşam olma üzere birer çay fincanı içilir.
* Bir miktar şalgam mikserden geçirildikten sonra bir tül­bent yardımıyla suyu sıkılıp elde edilen bir su bardağı turp su­yuna bir çorba kaşığı süzme bal ilave edilip günde iki kez, sa­bah ve akşam olmak üzere birer çorba kaşığı içilir.
* Bir litre suyun içine bir avuç ince kıyılmış pazı katılıp kaynatılmasının ardından süzülerek günde iki kez, sabah ve ak­şam olmak üzerebirer çay fincanı içilir.
* Bir duble viski (3 el.) ile bir kahve fincanı sıcak limon su­yu karıştırılıp günde iki kez akşam yemeklerinden sonra ve ya­tarken birer duble içilir.

Öksürük tedavisi için şifalı bitkiler

Diyabet için ensülin kullanmak her şeyi daha kötü yapar

Diyabet için ensülin kullanmak her şeyi daha kötü yapar

Ensülin yağlı yiyeceklerle beslenen ve kilo alan insanlar üze­rinde daha az etkilidir. Kilo vermenin yanında daha az yağ içeren diyetler, ensülin duyarlılığını artırır. Diyabetli olsun olmasın aşırı kilolu birinin daha çok ensüline ihtiyacı vardır. Aslında aşırı kilolu insanlara daha fazla ensülin vermek, daha fazla kilo almayı destekleyerek onları daha fazla hasta eder. Diyabetleri ilerler. Bu süreç nasıl işliyor? Pankreasımız vücut tarafından talep edilen kadar ensülin salgılar. 1 cm.den daha az göbek çevresi yağı olan normal kilodaki bir kişi, X kadar ensülin salgılayacaktır. Diyelim ki bu kişi 7 kilo aldı. Bu halde nerdeyse iki kat daha fazla ensüline ihtiyacı olacaktır. Çünkü vücuttaki yağ, hücrelere ensülin alımını engelleyecektir.

Eğer kişi obezse, yani 18 kilodan fazla ek yağ ağırlığı varsa, vücudu pankreastan yüklü derecede, normal kilodaki bir insandan on kat daha fazla, ensülin talep edecektir. Peki pank­reas beş, on yıl bu şekilde çalışmaya zorlanırsa ne olur der­siniz? Evet bildiniz: Tükenir.

Vücudun yüksek talebine karşın pankreas daha az ensülin salgılamaya başlar. En sonunda kan akışındaki glikozu hücre­lere taşıması gereken ensülin azahnca, kandaki glikoz miktarı artmaya başlar ve kişiye diyabet teşhisi konur. Birçok vakada bu bireyler, normal ağırlıktaki insanlarla karşılaştırıldığında, hala yüksek miktarda ensülin salgılarlar, ama bu kendileri için yeterli değildir. Kendilerini daha az zorlayan bir diyet uygu­layıp kilo verdiklerinde şekeri kontrol etmek için fazladan ensüline ihtiyaçları kalmaz.

Bütün bunlar Tip II diyabetin, pankreaslarında daha az ensülin salgılayan hücre rezervi bulunduran kişilerin kilo almasıyla ortaya çıktığı anlamına gelir. Hassas kişilerde 3 ila 7 kilo fazlalık bile bir fark yaratabilir. Fazladan kiloların atıl­ması bu kişilerin kendi vücutlarının kapasiteleri içinde yaşa­malarını sağlayabilir. Birçok Tip II diyabetli, normal kilolarını koruyup zayıf kaldıkça, normal dengeleri korumaya yetecek kadar ensülin üretirler.

Yaşam süresini uzatmak isteyen bir kişinin yapması gere­ken en önemli şey, benim programımı takip etmek. Bilinçli kilo kaybının diyabetlilerin kan şekeri, yağ ve tansiyonunda iyileşme meydana getirdiği uzun yıllardır bilinmekte. Son çalışmalardan biri kilolarını düşüren diyabetli hastalarda yaşam süresinin önemli derecede arttığını ve erken ölümlerin oranı­nın yüzde yirmi beş azaldığını belgelemiştir.” Mükemmel bir beslenme programıyla erişilecek zayıflığın getireceği sonuç­ları hayal edin bir de.

Ensülin Tip II diyabetliler için tehlikeli bir ilaçtır. Bu insan­lar her şeyden önce aşırı kilolu insanlardır. Ensülin tedavisi onların diyabetlerinin artmasına neden olacak bir kilo alımına yol açar. Böylece hastanın kilo aldıkça genellikle daha fazla ensüline ihtiyaç duyduğu bir kısır döngü başlar. Beni ilk defa görmeye geldiklerinde aşırı dozda ensülin kullanıp bunu ağız­dan aldıkları ilaçlarla desteklemelerine rağmen şekerlerini kontrol etmenin imkansız olduğunu söylerler. Bu cebinizde her an patlamaya hazır bir bomba ile dolaşmaya benziyor.

Diyabet için ensülin kullanmak her şeyi daha kötü yapar

[end]

Karaciğer için faydalı bitkiler

Karaciğerimiz kanımızı temizleyen organımızdır. Alkol v.b maddelerin kullanımı zamanla karaciğerin sağlığını kaybetmesine ve karaciğer hastalıklarının ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Karaciğeri koruyan bitkilerden yardım alarak sağlıklı bir karaciğere sahip olabilirsiniz.

karaciger1 Karaciğer için faydalı bitkiler

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özkan, hepatitli hastalara verilen diyet listelerinde alkol haricinde hiçbir besin maddesinin yasaklanmasına ilişkin bilimsel bir veri bulunmadığını söyledi. Prof. Dr. Özkan, deve dikeni bitkisi ve enginarın ise karaciğere faydalı besinler olduğunu kaydetti.

Hepato Bilio Pankreatoloji Derneği tarafından düzelenen 7′nci Hepato Gastroenteroloji Kongresi, Antalya’nın Serik İlçesi’ne bağlı Belek turizm beldesinde Gloria Hotels Convention Center’da devam ediyor. Kongre kapsamında düzenlenen basın toplantısında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci, dünyada ve TÜrkiye’de kansere bağlı ölüm nedenleri arasında karaciğer kanserinin ilk 10 içinde yer aldığını kaydetti. Türkiye’de sindirim sistemleri kanserleri arasında karaciğer kanserinin ilk 5 arasında yer aldığını belirten Prof. Dr. Dökmeci, özellikle beklemiş, mantarlaşmış ve küflenmiş fıstık ve türevleri kuruyemişlerde, isot ve kırmızı pul biberde ortaya çıkan aflatoksin maddesinin karaciğer kanserine neden olduğunu söyledi. Prof. Dr. Dökmeci, Hepatit’in B ve C türlerinin gelişen evrelerinin de karaciğer kanserine neden olduğunu belirtti. Prof. Dr. Abdülkadir Dökmeci,
karaciğer kanserinin görülme sıklığıyla Hepatit B ve C hastalıklarının görülme sıklığı arasında doğru orantı bulunduğuna dikkati çekti. Prof. Dr. Dökmeci, “Hepatit B mikrobuna karşı aşılamanın yaygınlaştırılması hastalığın görülme sıklığını düşürdü” dedi. Türkiye’de Hepatit B’nin batı bölgelerde yüzde 5, doğu bölgelerde ise yüzde 10 civarında olduğunu kaydeden Prof. Dr. Dökmeci, hastalığın ortaya çıkışında toplumlarının sosyo- ekonomik durumlarının önemli olduğunu kaydetti.

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Özkan, hepatitli hastalara nasıl bir diyet programının uygulanması gerektiğinin, hastalar arasında önemli bir sorun olarak ortaya çıktığını söyledi. Prof. Dr. Özkan, alkol haricinde hiçbir besin maddesinin yasaklanmasına ilişkin bilimsel bir veri bulunmamasına rağmen hastalara karaciğer tarafından temizlenen boya egzos kokularından uzak durması, bilinçsiz antibiyotik kullanılmaması gerektiği ve yanık yağlardan kesinlikle uzak durumaları gerektiğini tavsiye ettiklerini dile getirdi. Prof. Dr. Özkan, deve dikeni bitkisi ve enginarın ise karaciğere faydalı besinler olduğunu kaydetti.

Türkiye’nin C virüsü sorunu
Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necati Örmeci ise Hepatit B virüsünün kişinin bağışıklık sistemine bağlı olarak vücuttan atıldığını belirtirken Hepatit C’de virüsün farklı bir seyir izlediğini söyledi. Türkiye’de görülen Hepatit C genotipinin 5 farklı tip içinde tedaviye en dirençli tip olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Örmeci, “Hepatit C’nin Türkiye’e optimum tedavi şansı yüzde 50 civarında gerçekleşiyor. Amerika ve Avrupa ise bu rakam yüzde 80′e çıkabiliyor” diye konuştu. Prof. Dr. Örmeci, Hepatit C’nin ilerleyen evrelerinde diyabet, şeker hastalığının da ortaya çıkabilceği uyarısında bulundu. Prof. Dr. Örmeci, “Toplumda ‘Tatlı karaciğere iyi gelir’ şeklinde yaygın bir inanç var. Aksine eğer Hepatit C’de hergün tatlı yerseniz diyabeti tetiklersiniz” dedi.

Yeni yüzyıl hastalığı reflü

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selahattin Ünsal, 21. yüzyılın hastalığı olarak görülen reflünün sadece yetişkinleri değil yenidoğan bebekleri de tehdit ettiğini söyledi. Reflünün atık toplumun yüzde 20′sinin şikayet ettiği bir hastalık haline geldiğini ifade eden Prof. Dr. Ünsal, “Her mide yanması, her ekşime reflü değildir. Haftada 2, 3 kereden fazla tekrarlıyorsa ve en önemlisi kişinin yaşam kalitesini etkiliyorsa reflüden bahsedebiliriz” diye konuştu. Hastalığın tanısında en önemli noktasının hastanın hikayesi olduğunu ifade eden Prof. Dr. Ünsal, tedavinin ise hastanın yaşam ve beslenme tarzını değiştirmesiyle mümkün olabilceğini kaydetti. Prof. Dr. Ünsal, reflüden korunmak için özelikle akşam yemeklerinde sofradan doymadan kalkılması, akşam yemeğinin ardından 3 saat içinde uykuya ya da yatar pozisyona geçilmemesi uyarılarında bulundu.

Karaciğer için faydalı bitkiler

Diyetiniz çocuklar için eziyete dönüşmesin!

Diyetiniz çocuklar için eziyete dönüşmesin!

Diyet uğruna yeme alışkanlığını değiştiren anne ve babalar, çocuklarına kötü örnek oluyor. Ebeveynlerinin ekmek yemediğini gören çocuklar yemeyi tamamen bırakabiliyor. Yetersiz beslenme çocuklarda boy kısalığı ve vitamin yetersizliğine bağlı hastalıklara sebep oluyor.

İnsanlar, diyetisyen tarafından kişiye özel hazırlanan beslenme programlarıyla doktor kontrolünde sağlıklı şekilde kilo verebiliyor. Ne varki diyet uğruna yeme alışkanlıklarını değiştirenler çevrelerini de etkileyebiliyor. Özellikle çocuklar aile davranışlarını örnek alıp daha az yemek yemeye başlayabiliyor. Kulaktan dolma yanlış bilgilerle yapılan diyetlerde kas erimesi, kansızlık, vitamin yetersizliği gibi önemli sağlık
sorunlarıyla karşılaşılabiliyor. Konya Özel Farabi Hastanesi Diyet ve Beslenme Uzmanı Hilal Acar, çocukluk çağında yetersiz beslenmenin boy kısalığı, beyin gelişiminde yetersizlik, vitamin-mineral yetersizliğine bağlı hastalıklar, enfeksiyonlara kolay yakalanma gibi sorunlar oluşturabildiğini belirtiyor. Çocukların yanında mümkün olduğunca diyetle ilgili konuşulmamasını tavsiye eden Acar, "Diyet yapan biri çocuğun yanında ‘ben ekmek yemiyorum, diyetteyim’ dediği zaman çocuk bunu örnek alıp ekmek yemeyi bırakabiliyor. Kilo sorunu olan çocuğa ‘çok yemek yeme kilo alıyorsun’ denilirse çocuk yemeyi tamamen bırakabilir veya doyduğu halde daha fazla yeme eğilimine girebilir." diyor.

Çocukların besin ögesi ihtiyaçlarının yetişkinlerden farklı olduğunu bildiren Acar, şu bilgileri veriyor: "Besinlerden gelen
enerji günlük ihtiyaç ve büyüme-gelişme için kullanılır. Bu nedenle özellikle 5 yaş altı çocukların diyet yapmaması gerekir. Kilolu çocuklar önce doktor kontrolünden geçmeli, kilonun nedeni belirlenmeli. Daha sonra diyetisyen kontrolünde yaşına ve kilosuna uygun bir büyüme ve gelişmesine engel olmayacak bir beslenme programı oluşturulmalıdır." Acar, ileri derecede kilo sorunu olmayan çocuklarda problemin egzersizle halledilmeye çalışılmasını öneriyor.

Çocuğunuzun beslenmesini takip edin
Günümüzde beden imajı önemli hale geldi. Genç kızlar, zayıf görünmeye ayrı bir değer veriyor. Çocuk ergen psikoloğu Hande Sinirlioğlu, kilolu gençlerin çevrenin olumsuz yargılarından kurtulmak adına diyetlere yöneldiğini belirtiyor. Yetişkin ve ergenler
arasındaki diyet algısının farklı olduğunu bildiren Sinirlioğlu, "Ergenler ‘bana bir şey olmaz’ düşüncesiyle hareket ederek diyet sürecini abartılı biçime dönüştürebilir. Beden büyümesi ve hormonal değişimin çok hızlı olduğu ergenlikteki yanlış beslenme, sağlık açısından risk oluşturur." Ailenin denetimi ve diyet sürecini bir uzmanla işbirliği halinde sürdürmesinin önemine işaret eden çocuk ergen psikoloğu, "Örnek olma doğru uygulanabilir ve uygun işbirliği kurulursa anne-babanın diyet yapması, çocuğu ile işbirliğine girmesi olumlu olur." diye konuşuyor. Sinirlioğlu’na göre ergenlik sürecindekileri anlamak, onların bedeni ile ilgili kaygılarını dikkatle dinleyip, önemsendiklerini hissettirmek gerekiyor. Kilolu çocuğa bu konuda destek olmak ve ‘bir şey yok, zayıflarsın, önemli
değil’ şeklinde yaklaşmamak lazım.

Gençlerin olumsuz modellerle özdeşim kurma riski bulunduğuna dikkat çeken Sinirlioğlu, "Aşırı diyet, yemek yememe, yediğini kusma, boşaltımda etkili ilaçlar kullanma, çocuğumuz için riskli olabilir. Çocuğumuz bir arkadaşından bu davranışların zayıflamaya etkisini duymuş ve uygulamaya geçirmiş olabilir. Bu durumda önlem almak ve yönlendirmek gerekecektir." uyarısında bulunuyor.

Bu belirtilere dikkat!
Toplumda manken hastalığı olarak bilinen ‘anoreksiya nervoza’ başta olmak üzere yeme bozuklukları sağlığı ciddi anlamda tehdit ediyor. Hande Sinirlioğlu, bu tür bozuklukların ölümle sonuçlanabilen psikiyatrik hastalıklar olduğunu söylüyor. Ailelerden çocuklarının diyet süreçlerini ciddiye almalarını isteyen
Sinirlioğlu’na göre, eğer çocuğun yedikleri ile ilgili yalanları varsa, ayna karşısında, tartı üstünde aşırı zaman harcıyorsa, sizinle sofraya oturmayı reddediyorsa, bu durumu mutlaka ciddiye almak gerekiyor. Takibi yapılması gereken diğer hususlar ise kilosunda ciddi oynamalar, yemek sonraları banyoda uzun süre geçirme. Sinirlioğlu, bu durumlarda bir diyetisyen veya psikolog ile işbirliğine girmek gerekebileceğini sözlerine ekliyor.

Diyetiniz çocuklar için eziyete dönüşmesin!

Sancısız adet dönemi için!

Adet her bayanın aylık sorunlarından biridir. 28 günde bir yaşadığınız bu problemi sancısız ve kolay bir şekilde atlatabilmek için öncelikle beslenmenize dikkat etmeniz gerekiyor. Besin listenize bazı gıdaları ekleyerek adet sancısını azaltabilirsiniz.

Bu makalemizde hem adet sancısını nasıl azaltacağınızı hemde adet döneminde cinsel yaşamla alakalı bilgileri öğrenebilirsiniz.

adet donemi2 237x300 Sancısız adet dönemi için!

• Adet döngüsü son adet kanamasının ilk gününden bir sonraki adet kanamasına kadar geçen zaman. 21 ila 35 gün arasında olması ve kanamanın 4-6 gün sürmesi normal. Ergenlikle başlayıp, menapozla sona eriyor.

• Ağrılı adet görme, adet düzensizliği ve aşırı kanama kadınların yabancısı olmadıkları sağlık sorunları. Bu sorunların çoğu genellikle ağır değildir ve geçicidir.

• Ancak bazı olgularda vücuttaki önemli sorunların işareti de olabilir. Bu bakımdan, adet döngüsünün, bir kadının genel sağlık durumu için iyi bir göstergedir.

Adet sancısını azaltan gıdalar

Adet sancısını azaltan gıdalar

• Tuz, yağ ve şeker miktarını azaltıp, protein bakımından zengin olan balık ve yumurtayı fazla yiyenlerde ve lifli besinleri sofrasından eksik etmeyenlerde adet sancıları daha hafif.

• Deniz mahsullerinde, soya fasulyesinde, sütte ve susamda ağrıyı azaltmak yanında kişiye mutluluk hissi de veren “trytophan” isimli bir çeşit amino asit bulunuyor. Bu gıdalar sayesinde adet dönemi ağrısız geçirilebilir.

Kafeinli içeceklerden uzak durun

Kafeinli içeceklerden uzak durun!

• Hormonlar üzerinde etkileri olan bazı besinler ise adet öncesi sendromunu önler. Örneğin, adet tarihinden birkaç gün önce tuz azaltılırsa, şişme ve ödemin önüne geçilebilir. Kafeinli içeceklerden uzak durulması ise, huzursuzluk hissini ve göğüslerdeki hassasiyeti azaltır.

• Diyetisyenler, bu konuda şöyle diyorlar: “Stres, aşırı alkol tüketimi, beslenmede doymuş yağ oranı fazlalığı, adet öncesi sendromunu hızlandırıcı faktörler. Şeker hastalıklarında da sendrom daha ağır seyreder. Bu dönemi hafif geçirmek için karbonhidratlı gıdalardan uzak durmak gerekir. Adet döneminde ve adet öncesi sendromunda kalsiyumun önemi büyük.”

adet döneminde korunma

Bol bol kalsiyum alın!

• Kalsiyumun yüzde 99′u kemiklerde, geri kalanı da kandadır. Kandaki kalsiyum kas ve sinir iletimini sağlar. Kandaki kalsiyumun seviyesi düştüğünde, bundan kas ve sinir sistemi olumsuz yönde etkilenir. Böyle bir durumda adet öncesi sendromu daha yoğun yaşanır.

• Kalsiyum, B vitamini, E vitamini, çinko ve magnezyum bakımından zengin gıdalar almak gerekir. Yani bol bol siyah üzüm, yumurta, kabak, patates, kavun, ay çekirdeği, fındık, ceviz, muz, ciğer, deniz ürünleri ve balkabağı yenilmeli.

adet dönemi beslenme

Adet öncesi sendromunu azaltan gıdalar

B vitamini: Ciğer, böbrek, yumurta sarısı, yapraklı sebzeler.

Kalsiyum: Süt, balık, ayçekirdeği, soya fasulyesi, yerfıstığı, ceviz, somon.

Magnezyum: Mısır, fındık, maydanoz, elma, incir, limon, portakal, un.

adet günlüğü

“Adet günlüğü tutun!”

Kadınların bir “adet günlüğü” tutmaları, belirtileri izlemek ve doktorlarına daha ayrıntılı bilgi verebilmek için çok faydalı. Duygusal sıkıntı, diyet veya egzersiz, döngüyü etkileyebilir.

Günlüğe bunları not edin!

• Adet ayın kaçında başladı?
• Bir âdetin ilk gününden sonrakinin ilk gününe kadar olan süre kaç gün? • Adet kanaması kaç gün sürüyor?
• Kanamanın azlığı/çokluğu? Âdetteki en şiddetli günler hangileri?
• Adet kanaması haricinde leke tarzında kanama (spotting) var mı? Varsa ne zaman? Seksten sonra mı? • Ağrı var mı? Ağrının tarifi, nerede ve ne zaman?
• Diğer semptomlar ne? Baş ağrısı, sırt ağrısı, mide – bağırsak sorunları, halsizlik, bayılma nöbetleri var mı? • Olağandışı bir akıntı var mı?
• Kullandığınız ilaçlar neler?

adet ve seks

Adet döngüsü ve seks

• 1-5. gün arası: Adetin ilk beş gününde hormon seviyesindeki düşüklük, vücudu ve psikolojiyi de etkiliyor. Östrojen eksikliği tenin daha solgun, saçların daha cansız, moralin daha bozuk olmasına yol açıyor.

Bunun yanı sıra cilt yağlanıyor, yüzde sivilceler çıkıyor. Kan kaybı yüzünden güçten düşüyoruz, bazen şiddetli karın ağrıları çekiliyor ve dolayısıyla kendimizi seks fikrine pek de yakın hissetmiyoruz.

• 6-12. gün arası: Bomba gibi bir hafta sizi bekliyor. Östrojen artıyor, beraberinde kendinizi daha iyi hissetmeye başlıyorsunuz. Vücudun artık tek bir amacı var; hamile kalmak.

Saçlar parlıyor, cilt pembe ve ışıltılı bir renk alıyor, tüm duyular harekete geçiyor ve bağışıklık sistemi güçleniyor. Kısacası bu dönemde sekse gittikçe daha sıcak bakılıyor.

adet döngüsü ve seks

Adet döngüsü ve seks

• 13-15. gün arası: Bu iki gün boyunca aklımız fikrimiz yatakta oluyor. Ayrıca çevremizdeki erkeklerin de bizimle daha fazla ilgilendiklerini fark edip şaşırıyoruz. Oysa bunun sebebi, östrojenin etkisiyle yaydığımız kokuların yarattığı çekim etkisi…

Cinsellikten aldığımız zevk en üst seviyeye çıkıyor ve kendimizi çok enerjik ve üretken hissediyoruz. Unutmadan, bu dönemin spora ağırlık vermek için de harika olduğunu belirtelim. Çünkü östrojen vücuttaki yağların yakılmasını kolaylaştırıyor.

• 16-28. gün arası: Bu dönemde önce rahatlıyor, sonra geriliyoruz. Şöyle ki: Östrojen seviyemiz düşerken, progesteron seviyemiz yükselmeye başlıyor ve rahmi olası bir hamileliğe hazırlıyor.

Progesteron bizi rahatlatıp gevşetiyor, fakat olumsuz bir yan etkisi de var: Seviyesi iyice yükseldiğinde vücuttaki suyu tutuyor ve göğüslerimiz o yüzden şisip ağrıyor. Ayrıca kilo da alıyoruz, ama bu geçici bir durum…

Adetten hemen önce progesteron seviyesi bir anda hızla düşüyor ve adet öncesi sendromu ortaya çıkıyor. Dolayısıyla bu sıkıntılı dönemde bir kez daha seksten uzaklaşmaya başlıyoruz. Ta ki bir sonraki zevk dönemine kadar…

Hepinize sağlıklı bir yaşam dileriz.

MELEKLER MEKANI

Sancısız adet dönemi için!

Kilo Vermek İçin Çare mi Arıyorsunuz

Kilo Vermek İçin Çare mi Arıyorsunuz

İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, ABD`nin Connecticut eyaletindeki Greenwich Hastanesinde görev yapan bir doktor, beslenme günlüğü tutmanın egzersiz yapmak gibi olduğunu söyledi.

Düzenli olarak günlük tutulması durumunda kişinin gün boyunca neler yediğinin ve ne kadar kalori aldığının bilincine varacağını kaydeden Doktor Mosunic, bunun da kilo vermeye yardımcı olacağını belirtti.

Bu yöntemin başarılı olması için gün içerisinde tüketilen her şeyin not edilmesi gerektiğine işaret eden doktor Mosunic, tutulan günlüğün başka biriyle paylaşılmasının da önemli olduğunu, böylece kişinin başkalarına ve özellikle de kendine karşı dürüst olup
olmadığını anlayabileceğini ifade etti.

Kilo Vermek İçin Çare mi Arıyorsunuz

Sağlık için su

Sağlık için su

Neyse ki bu nispeten çözülmesi kolay bir problem. Doğru suyu bulmak, sizin de göreceğiniz gibi işin bir kısmını halleder ama esas yapmanız gereken şey, suyu kafanıza dikmektir! Vü­cutlarına bu çok önemli elementi günlük olarak tedarik eden­ler, ısı düzenlemesinden toksin atımına, eklem yağlanmasın­dan yağ metabolizmasına kadar her şeyde kolaylık yaşarlar.
Su, vücudunuzda meydana gelen her türlü biyolojik, mekanik ve kimyasal hareket sürecine yardım eder. Akciğerlerinizin, hareket ettirdikleri havayı nemlendirmek için suya ihtiyacı vardır. Sindirim sisteminiz, yiyecekleri sindirmek için günde litrelerce su kullanır. Beyninizin vücudunuzu yönetmek için yapacağı kimyasal reaksiyonları gerçekleştirebilmesi için suya ihtiyacı vardır. Pankreasınız midenizden çıkıp incebağırsağı-nıza girecek yiyecekleri alkalize etmek için suyu kullanır. Su cildinizi yumuşak ve esnek yapar, kandaki oksijen miktarını artırır, hücreler arası iletişimi artırarak hücrelerin normal elektriksel özelliklerini korur. Amerikan Beslenme Birliği’nin dergisinde yayımlanan bir çalışma, günde beş bardaktan fazla su içen bir kadının kalınbağırsak kanseri olma riskinin %45 daha az olduğunu göstermiştir. Aynı dergide yayımlanan baş­ka bir çalışma ise, günde 2,5 litre su içen birinin mesane
kan­seri riskini %50 oranında, göğüs kanseri riskini ise %79 ora­nında azalttığını göstermiştir. Nevv York Hastanesi – Cornell Tıp Merkezi’nde üç binden fazla Amerikalı yetişkinle yapılan bir araştırma, günde içilen 8-10 bardak suyun eklem ve sırt ağ­rısı çekenlerin ağrılarını %80 oranında azalttığını ortaya koy­muştur. Çok su içmek, böbrek taşını önlemede de yardımcı olur.

Belki en çok ilginizi çeken nokta kilo vermek: Washington Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma bir bardak suyun, nere­deyse çalışmaya katılan herkeste açlık sancılarını yok ettiğini ortaya koymuştur. Ve Alman araştırmacılar su içmenin kalori yakma oranını artırdığını bulmuştur. Sadece 2 bardak su metabolik oranı 3 puan artırır ve bu oranı neredeyse yarım saat ko­rur. Bu bulguları Journal of Clinical Endocrinolog and Metabolism’de yayınladıkları zaman, bir yıl boyunca günde içilen 1,5 litre ilave suyun ekstra 17.400 kalori yakmayı başka bir ifa­deyle 2,5 kilo sağladığını hesaplamışlardır.

Sağlık için su

Zayıflamak için kahvaltıyı atlamayın

Aç kalarak zayıflamak yerine sağlığımızuı tehlikeye attığımızı aslında bir çoğumuz biliyoruz. Günün en önemli öğünü olan kahvaltıyı atlamak ise hem sağlık açısından hemde zayıflmak açısından önem taşıyor.

kahvalti11 Zayıflamak için kahvaltıyı atlamayın

howStuffWorks isimli internet sitesinde yer alan habere göre, bir araştırma grubu, düzenli olarak kahvaltı yapanların yapmayanlara göre daha düşük yağ alımına sahip olduğunu buldu. Kahvaltı yapmak gün boyunca açlık seviyenizi düşürüyor, sonraki öğünlerde daha iyi yiyecek tercihi yapmanızı sağlıyor. Markete alışverişe aç gitmemeniz gerektiği gibi, güne de aç başlamamalısınız.

Kalktığınız anda, vücudunuz yiyeceksiz geçen bir geceden sonra hayatta kalma modundadır. Adrenaliniz pompalanıyor ve metabolizma ile kan şekerini kontrol eden kortizol seviyeniz yüksektir. Beyniniz, yiyecek formunda enerji için ava başlar. Eğer kahvaltı yapmazsanız, aç olan beyninize gereken yakıtı sağlayamazsınız. Bu nedenle beyin, kaslarınızda depolanan enerjinin peşinden gider. Kan şekeriniz düşer, metabolizmanız zayıflar. Daha az kalori yakarsınız ve kendinizi biraz cansız hissedersiniz. Sonunda bir şeyler yediğinizde, vücudunuz yiyecekleri yağ olarak depolar.

Meyveler, sebzeler ve tam tahıllar lif dolu yiyeceklerdir. Lifin sağlığınız için sayısız faydası var: kabızlığı önlüyor, kolesterolü düşürüyor, kan şekerini kontrol altında tutuyor ve tok hissetmenize yardımcı oluyor. Taze meyve kahvaltı için iyi bir seçenektir. Donmuş meyve de olabilir, çünkü onlarda da birçok besin değeri bulunuyor. Tam tahıllı ekmekleri ya da kahvaltı gevreklerini de başka bir alternatif olarak düşünebilirsiniz. Karbonhidrat karışımına ihtiyacınız varsa, az yağlı bir tost yiyebilirsiniz.

İdeal kahvaltı: Çeşitli sebzelerle ve bir yumurta beyazıyla yapacağınız omlet, güne başlamanın iyi bir yolu olabilir. Ancak, birçok insan kahvaltıdan kaçıyor. Çünkü sabahları kahvaltı hazırlamak için yeterince zamanları olmadığını bahane ediyor. Güne zinde başlamak için çok kolay hazırlanan birçok yiyecek var. Yerfıstığı ezmeli muz, size protein sağlayacaktır. Sağlıklı bir içecek için biraz meyve, buz ve yoğurdu blendırda çırpıp içebilirsiniz. Ya da bir kâse yağsız yoğurdun için muz veya yaban mersini atıp yiyebilirsiniz.

Zayıflamak için kahvaltıyı atlamayın

Diş ağrısı tedavisi için şifalı bitkiler

Diş ağrısı

Diş Ağrısı, diş minesinin, diş etlerinin iltihaplanması ve ilerleyen diş çürümelerinin sonucunda çürüğün sinir­lere kadar gitmesi, buradaki sinirlerde tahribat meydana getirmesi sonucu ortaya çıkan bir problemdir.
Diş ağrısı aynı zamanda dişlerin arasında kalabilecek yiyecek parçaları, dişe sıcak ya da soğuk herhangi bir şeyin değmesi, sinüzit ya da her hangi bir darbe sonu­cunda da ortaya çıkabilir.

dis-agrisi-2.jpgKullanılan malzemeler: Biberiye
Çörek Otu
Karabaş Otu
Kekik
Mercan Köşk
Sirke
Su
Udul Kahr
dis-agrisi-2.jpgHazırlanışı:
İkişer tatlı kaşığı biberiye, çörek otu, karabaş otu, ke­kik, mercan köşk ve udulkahr alınarak bir kaba konur. Birer su bardağı sirke ve su eklenerek kaynatılır. Soğu­tulduktan sonra gargara yapılır.

dis-agrisi-4.jpgKullanılan malzemeler: Kekik
Kimyon
Sirke
Su
dis-agrisi-4.jpgHazırlanışı:
Bir tatlı kaşığı kekik, iki tatlı kaşığı kimyon, bir çay bardağı sirke alınarak bir kaba konur. İki bardak su ek­lenerek kaynatılır. Soğutulduktan sonra gargara yapılır.

Diş ağrısı tedavisi için şifalı bitkiler

Tag Cloud