sağlık, kadın, hastalıklar, cilt bakımı, sağllık haberleri, sağlık bilgileri, çocuk, pspikoloji

Posts tagged ‘vücut’

Sağlıklı yaşam vücut saatinde gizli


İnsanlarda biyolojik sistem çeşitli durumlarda ve farklı sürelerde salınım gösterir. İşte vücut saatine göre neyi ne zaman yapmamız gerektiği…
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Müdürü Doç. Dr. Kürşat Karacabey, insan vücudunun her işi yapabilmesi için ideal bir saati bulunduğunu, hangi işin hangi saatte yapılması gerektiğinin insanın genlerine kodlandığını söyledi.

Her işin verimli ve başarılı şekilde yapılabilmesi için ideal bir saatinin olduğunu, hangi işin hangi saatte yapılması gerektiğinin insanların genlerine kodlanmış olduğunu kaydeden Karacabey, başarı ve verimliliğe iş ya da etkinliğin yapıldığı zamanın önemli etkisinin olduğuna dikkati çekti.

Saat 01.00-02.00

Verimliliğin ve dikkatin en düşük olduğu saatler. Bu saatte hala çalışanlar hata yapmaktadır. Çünkü vücut kendini uykuya ayarlamıştır. Görme ve refleksler zayıftır, istatistiklere göre bu saatlerde yapılan trafik kazaları oldukça fazladır. Saat 03.00

Metafizik ve yoğunluk safhası, bu saatlerde insan içe dönüktür, bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Melatonin hormonun salgılanması arttığından dolayı kişi tembel ve kararsızdır. Bu saatlerde insanların bunalıma girme ve intihar eğilimleri yüksektir. Saat 04.00

Vücut kendini yeni güne hazırlamaya başlar ve enerji üretilmeye başlanır. Kan basıncında yükselme ve damarlarda gerilmeler oluşmaya başlar. Bu nedenle 04.00-06.00 saatleri arası enfarktüs krizi geçirme oranı oldukça yüksektir. Kalp rahatsızlığı olanlar ve erken saatlerde spor yapanların dikkatli olmaları gereken bir zaman dilimidir. Saat 05.00-06.00

Yeni güne merhaba saatidir, stres hormonu gündüz değerinin yaklaşık altı katına çıkar. Vücudumuz harekete geçer, gece boyu kayıp edilen enerji tekrar yerine konulur. Metabolizma hareketlenir ve günün işleri için enerji ve protein sentezlenir. Artık vücut yeni güne başlamak için hazır pozisyondadır. Saat 07.00

Organizma uyanmıştır, ancak hala zayıftır, kaslar ve eklemler ısınmamış hala soğuktur, bu saate spor yapmaktan kaçınmalıyız. Spor yerine güzel bir kahvaltı yapmalıyız, sindirim sistemi iyi çalışmaktadır. Karbonhidratlar hiç depo edilmeden direk enerjiye çevrilmektedir. İstediğimiz gibi kahvaltı yapabiliriz. Saat 08.00

Nabız ve tansiyon yükselmeye başlamıştır. Uyurken yaklaşık 60 olan kalp atım sayımız uyandığımızda sağlıklı bireylerde yaklaşık 72-78 atış arasına çıkar. Çalışmamız için gerekli olan bu kalp artışı kalp krizi riskini de artırabilir. Kahvaltı sonrası içilen sigaralara da çok dikkat edilmesi gereken bir saattir çünkü damarlar her zamankinden daha fazla daralmaktadır. Saat 09.00-11.00

En etkin çalışma saatleridir. Kısa süreli bellek en yüksek seviyede olup bu saatler yoğun çalışma için en uygun ve en verimli saatlerdir. Aynı zaman da konsantrasyon ve mantıklı düşünüp karar vermek için en ideal saat olarak göze çarpmaktadır. Saat 12.00-14.00

Yorgunluğun baş göstermeye başladığı saatlerdir. Dikkat dağılmaya başlamış ve uyku hali oluşmuştur. Beyine giden kan miktarı azalmaya başlamıştır. Çünkü öğle yemeği saati gelmiş kan sindirim için yoğun olarak mide tarafından kullanılacaktır. Öğle yemeğinin ardından uyku hali iyice bastıracaktır. Bu saatlerde öğle uykusu yapabilen kişilerde enfarktüs geçirme oranı yaklaşık yüzde 30 oranında düşecektir. Saat 15.00

İnsanın kendisini en mutlu hissettiği saattir. Bu saatte mutluluk hormonu endorfinin salgılanması en yüksek seviyeye çıkar. Yeni işler için enerji yeniden gelmiştir, belleğimiz tam yerindedir. İkinci en verimlilik dönemi yaşanır ama bu verimlilik oranı sabahkinden daha düşüktür. Saat 16.00-17.00

Adrenalin hormonu en yüksek seviyeye ulaşmıştır ve kaslar çok güçlü durumdadır. Kuvvet artışı en yüksek seviyeye ulaşmış, organlar yüksek performansla çalışmaktadır. Beyin-kas koordinasyonu mükemmel boyuttadır. Küçük kas gruplarının da en güçlü ve en etkili olduğu saat dilimidir. Yapılan istatistiklerde olimpiyat rekorlarının en çok bu saatlerde kırıldığı saptanmıştır.
Sağlıklı yaşam vücut saatinde gizli

Advertisements

Diyet sonrası vücut sarkmalarından korunun!

Hızlı kilo vermek vücut çatlaklarına sebep olduğu gibi cildin sarkması gibi yan etkilere de neden olmaktadır. Kilo verdikten sonra vücudun sarkması ve vücut sarkmasına karşı uygulanacak estetik operasyonlar hakkındaki bilgileri Estetik ve Cerrahi Uzmanı PRof. Dr. Erol Kışlaoğlu açıklıyor.

vucut sarkmasi 200x300 Diyet sonrası vücut sarkmalarından korunun!

Eğer kilo dengesi vücuda sabitlenmezse, uygulama sonrasında vücudun eski haline tekrar dönmek isteyeceğini belirten Prof. Dr. Kışlaoğlu, bunun sonucunda, vücutta çatlaklar meydana gelirken, gerilmeden kaynaklı ameliyat izlerinde de genişlemeler olacağını vurguladı. Bu yüzden operasyonların, kişilerin kilosu dengelendikten sonra yapılması gerektiğini açıklayan Kışlaoğlu sözlerine şunları ekledi: “Kilo kaybı sonrasında yapılan bu müdahaleler artık günümüzde yaygınlaştı. Vücutta oluşan sarkmalar çeşitli operasyonlarla, iz kalmadan başarıyla yapılmakta ve bu şekilde eskisinden çok daha güzel ve estetik bir görünüm elde edilmektedir. Fakat bu operasyonları yaptıracak kişilerin, uygulama sonrasında kilosuna dikkat etmesi ve spor yaparak vücudun sıkılığını koruması gerekiyor.”

Kışlaoğlu vücut şekillendirme ameliyatlarını kısaca şöyle açıkladı:

Vakumla yağ aldırma yöntemi: Liposuction ile yüzdeki çökük ve sarkık alanlara müdahale edilerek bu bölgelerin gerilmesi, çukurların doldurulması işlemiyle yüz gençleştirme operasyonudur.

Karındaki aşırı sarkmaları yok etmek için: Karın germe ameliyatı karın bölgesindeki fazla deri ve yağ dokusunun alınmasını ve karın duvarı kaslarının gerilmesini içeren bir ameliyat. Bu operasyonda sarkan karın gerilerek düzeltiliyor, deri aşağıya doğru çekiliyor, fazla deri kesip atılıyor ve kesi hattı dikiliyor. Operasyondan bir gün sonra hastaneden çıkıp evinizde dinlenebilirsiniz. Her 2–3 günde bir doktorunuz pansumanınızı yapar. 10 gün sonra da dikişler alınır ve normal hayata dönebilirsiniz.

Alt beden ve kalçaların kaldırılması: Çok gevşek derili ve aşırı kilo veren insanlarda kalçalar sarkabilir. Operasyon genel anestezi ile hastanede yapılan 4–5 saatlik bir ameliyattır. Hasta bir gün hastanede yattıktan sonra evine çıkabilir. 10–15 gün evde istirahat ettikten sonra yavaş yavaş sosyal hayatına dönebilir.

Kolların inceltilmesi ve iç kısımlarındaki sarkıklığının ortadan kaldırılması: Üst kollardaki şişmanlık liposuctionla giderilebilir. Bu işlem lokal anestezi altında yapılabilir ve ameliyat 1 saat kadar sürer. Ameliyattan sonra hasta hemen evine gidebilir ve ertesi gün normal hayatına dönebilir. 3 hafta bandaj uygulanır.

Üst kollardaki gevşeklik için operasyon: Genel veya lokal anestezi altında yapılabilir. Hasta aynı gün evine çıkabilir ve 1 hafta içinde normal hayatına dönebilir. Bir müddet ağır kaldırmamalı ve kol hareketlerini kısıtlamalıdır.

Mastopexy yöntemiyle göğüs dikleştirme: Bu operasyon genellikle genel anestezi altında yapılır. Ameliyatın yapılması genellikle 2–3 saat arasında bir süre alır. Memeleriniz ilk 1–2 gün hafif mor, şişmiş görünür ve rahatsızlık verebilir, ama ciddi bir ağrı oluşturmaz. Bandajlar 7 gün sonra çıkarılır.

Diyet sonrası vücut sarkmalarından korunun!

Melek’ler, vücut direncimizi arttıran meyve ve sebzeler

Malum şu günlerde, bir çoğumuzda bahar yorgunluğu var ve vücudumuz direncini kaybetmiş gibi… Kendimizi hasta ve bitkin hissetiğimizde, yardımımıza koşacak meyve ve sebzelere nelermiş, gelin öğrenelim. Bu yazımızda vücut direncini arttıran bitkilere yer veriyoruz arkadaşlarım.

Şimdi gelin şifalı bitkilerle vücut direncini artırma bilgilerine;)

direnc 300x236 Melekler, vücut direncimizi arttıran meyve ve sebzeler

Vücut Direncini Arttıran Bitkiler ve meyveler şunlardır:

Narenciye Türleri:

C vitamini deposu olarak bilinen portakal, mandalina, limon ve greyfurtu kış aylarında bol bol tüketmenizde fayda var. Özellikle limon tüketmeye özen göstermelisiniz. Çorbanıza ve salatalara bol miktarda limon sıkmalısınız. Su içine de limon suyu sıkarak içebilirsiniz.

Okaliptus:

Solunum yolları için okaliptüs iyi bir antiseptiktir. Özellikle balgamlı öksürükte okaliptüs çayı faydalıdır. Piyasada çeşitli şekillerde okaliptüs çayları hazır olarak satılmakla birlikte kendiniz de evde hazırlayabilirsiniz. Okaliptüs çayı şöyle yapılır: Bir bardak sıcak suya 3-4 yaprak ufalanarak konur. 20 dakika süzülür, günde 2-4 bardak içilir.

Nane:

Nanenin içerisinde bulunan mentol, midenin normal çalışmasını sağlar ve mide yanmasını geçirir. Ayrıca vücuda giren grip mikrobuna karşıda savaşır. Nane çayı, baş ağrısı, grip, stres mide yanması gibi hastalıkar için faydalıdır.

Kekik:

Dezenfekte edici ve balgam söktürücü özellikleri olan kekik de faydalıdır. Öksürük ve üst solunum yolları iltihabında kekik çayı ya da gargarası kullanabilirsiniz.

Adaçayı:

Adaçayı da dezenfektan ve mikrop kırıcı özellikleriyle gribe karşı yardımcınızdır. Günde birkaç bardak içmenizde fayda vardır.

Salep:

Soğuk kış günlerinin sıcak içeceklerinden olan salep de öksürük keser ve balgam söktürür.

Mahlep:

Mahlep ağacının tohumları süt veya su içerisinde kaynatarak kullanılabilinir. Ya da ezilerek balla karıştırılır. Kurutulmuş ve öğütülmüş mahlep tohumları simit, kurabiye gibi şeylere katılabilinir. Kandil simitlerinin has kokusu mahlep kokusundandır.

Sarımsak:

Sarımsağın antiseptik ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi çok eskiden beri bilinmektedir. Salgın hastalıklara karşı koruyucu özelliği vardır. Gün içinde 3-4 diş sarımsak yemek yeterlidir.

Karanfil:

Karanfilin de koruyucu etkisi vardır. Komposto ve çorbaların içine 1-2 adet karanfil atabilirsiniz. Salgın hastalıklar zamanında içme sularının içine 1-2 adet karanfil atılır. Karanfili ağzınıza atıp çiğnemek de ortamdaki mikroplara karşı koruyucu etkisinden faydalanmanızı sağlar.

Zencefil:

Zencefilin de direnç arttırıcı özellikleri vardır. Toz haline getirilmiş zencefili yiyeceklerin üzerine serpebilir veya içerisine katabilirsiniz, örneğin hamur işleri için una kataılabilinir. onur. Zencefil çayı da faydalıdır.

Anason:

Günde 5 gram gibi az miktarda alınacak anason da faydalıdır. Uzun süre ve yüksek dozda anason almamalısınız. Anason çayı da sizin için faydalı olabilir:

Biberiye:

Biberiyenin yaprakları ve çiçeklerinden yapılacak bitki çayı faydalıdır. Biberiye esansı ile masaj yapılabilinir.

Defne:

Grip ve ateş nöbetlerinde defne çok faydalıdır. Özellikle et yemeklerinde, soslarda ve sebze çorbalarında defne kullanabilirsiniz.

Ihlamur:

Solunum yollarındaki mikropları temizlemek için kış aylarında eskiden beri evlerimizden eksik olmayan ıhlamur çayını deneyebilirsiniz. Öksürüğü keser ve gribi iyileştirir. Bir bardak sıcak suyun içine 1 tatlı kaşığı kurutulmuş ıhlamur yaprağı konulur ve 10-15 dakika sonra süzülür. Ihlamur çayı içine bir miktar bal katarak içilir.

Kereviz:

Kerevizin de solunum yollarını temizleyici özelliği vardır. Öksürüğü keser. Kerevizin sapı, yaprağı ve kökünü kullanabilirsiniz. Salata olarak tüketebileceğiniz gibi yemeğini de yapabilirsiniz.

Maydanoz:

Çiğ olarak tüketilen maydanozun da koruyucu etkisi vardır.

Vanilya:

Vanilya kendine has kokusu ile genelde pastalarda ve keklerde kullanılır. Bu güzel kokulu vanilyanın solunum yollarını temizleme ve öksürüğün kesilmesine yardımcı olma özelliği bulunmaktadır.

Tarçın:

Bal ya da limon suyuyla birlikte alınan tarçının boğazdaki yanmaları kesme özelliği vardır.

Melek’ler, vücut direncimizi arttıran meyve ve sebzeler

[end]

Tag Cloud