sağlık, kadın, hastalıklar, cilt bakımı, sağllık haberleri, sağlık bilgileri, çocuk, pspikoloji

Archive for the ‘kadın’ Category

Erkekleri utandıran durum

Erkekleri utandıran durum

Utanç duygusu hem tedaviyi zorlaştırıyor hemde kişiyi çözümden uzaklaştırıyor. Tüm bu sorunların sadece hastalık olduğunun bilinmesi ve tedavilerinin olduğunun unutulmaması gerekiyor.

KADIN, İDRAR KAÇIRMADAN YANA DERTLİ

Kadın Hastalıkları ve DoğumUzmanı Prof. Dr. Cihat Ünlü, toplumun yüzde 5’inin cinsel yolla bulaşan hastalıklar nedeniyle jinekoloji polikliniklerine başvurduğunu belirtiyor. Ünlü’ye göre, kadınlar cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en çok HPV enfeksiyonu sonucu gelişen kondilomlardan utanıyor. Genellikle birden çok partneri olan veya günlük ilişkiler yaşayan kişilerde ortaya çıkan bu hastalık, bulaşıcı özellik taşıyor ve
estetik olmayan bir görüntü oluşturuyor. Prof. Dr. Ünlü, kadınların, kötü imaj oluşturabileceği kaygısıyla, bu hastalığı sır gibi sakladığını söylüyor. Kadınların en çok utandıkları diğer hastalıklar ise vajinal enfeksiyonlar. Ünlü, bu konuda, “İdrar kaçırma en çok utandıran kadın hastalığıdır. Türkiye’de her 5–10 kadından birini etkileyen idrar kaçırma sorununun açıkça dile getirilememe nedeni çevreye yayılan kötü kokudur. Kadınlar özelliklemenopozdan sonra sık görülen idrar kaçırma sorununu doktorlarına bile söyleyemiyor. Bu durumda sorun rahim sarkmasına kadar ilerleyebiliyor” diyor.

ERKEKLERDE KAYGI DUYGUSU HÂKİM

Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Sinan Zeren, erkeklerde cinsel yolla bulaşan hastalıklar arasında en sık
penisin içindeki idrar yolunun iltihabı olan üretritlerle karşılaştıklarını belirtiyor. Sık görülen bir diğer hastalık ise HPV’nin yol açtığı siğiller. Bunlar genital bölgede değişik büyüklüklerde küçük et benleri şeklinde ortaya çıkıyor. Toplumda, ‘erkek adamın çapkınlık yapması normal’ şeklinde bir görüş olduğu için erkekler bu hastalıklara yakalandıklarında utanç duymaktan çok, evlilikleri ve ilişkileri nedeniyle bunu nasıl ifade edecekleri kaygısına kapılıyor.

HORLAMAK EN ÇOK KADINI UTANDIRIYOR

ÜLKEMİZDE her 5 erkekten biri horlarken, kadınlarda bu oranın 10’da bir olduğu belirtiliyor. Ancak yaş ilerledikçe, özellikle menopoz sonrasında, bu oran kadınlarla erkeklerde eşit duruma geliyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr.
Çağlar Çuhadaroğlu, horlama şikâyetiyle hekime başvuranların çoğunun komik duruma düşme kaygısı yaşadığını söylüyor. Horlama, ülkemizde genellikle alay konusu oluyor. Özellikle kadınlar, partnerlerinin horlamalarını duyacağı düşüncesinden çok utanıyor. Oysa bu durum birçok hastalığın habercisi olduğu için kişilerin utanma duygusunu bir kenara bırakarak doktora başvurmaları ve tedavi olmaları gerekiyor. Erkeklerin çoğunun, ‘erkek adam horlar’ şeklinde bir düşünceye sahip olduğunu belirten Prof. Dr. Çuhadaroğlu, horlamanın boşanma nedeni bile olabildiğine dikkat çekiyor. Çuhadaroğlu, bu durumu gerçek bir vaka örneğiyle anlatıyor:

ERKEK ADAM HORLAR!

“Bir kadın hastam, horladığı için eşinin kendisine boşanma davası açtığını
söylemişti. Yaptığım görüşmede öğrendim ki kocası da horluyormuş. Bunu sorduğumda eşinden aldığım yanıt, ‘Ben erkeğim, tabii horlarım’ oldu. Tedaviden sonra kadın hastamızın horlama sorununu çözdük ama çiftin boşanmasının önüne geçemedik. ‘Bir hafta sonra evleneceğim ve eşimi rahatsız etmek istemiyorum. Lütfen horlama sorunuma bir çözüm bulun’ diyen hastalar da oluyor. Bu durumda, bize evlenmeden 3-4 ay önce gelmelerini öneriyorum. Çünkü horlama, bir haftada çözülebilecek bir sorun değildir.”

Erkekler elle muayeneden UTANIYOR

50 yaş üstü insanların yarısında, hemoroidal hastalığın oluşturduğu yakınmalara rastlanıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Karahasanoğlu, “Erkekler, ‘Hemoroit sorunum var’ dedikleri zaman,
elle (rektal) muayene olmaları gerektiğini biliyor. Bundan utandıkları için hastalıklarını saklama ihtiyacı duyuyor ve kendi yöntemleriyle tedavi olmaya çalışıyorlar. Makat bölgesiyle ilgili yakınması olan hastaların çoğu, rektal muayene olmamak için, ‘Basurum var’ diye eczaneye gidiyor ya da daha önce bir yakınının kullandığı ilaçlarla kendini tedavi etmeye çalışıyor” diyor.

Ceyda Erenoğlu

Erkekleri utandıran durum

Güzel sanatların çeşitleri nelerdir?

Güzel sanatlara ilgisi olan arkadaşlarım, güzel sanatlarda kullanılan malzemeler ve bu malzemelerin hangi özellikleri taşıdığını öğrenmek istiyorsanız sizlere bazı açıklamaları paylaşıyorum. Umarım işinize yarar…

guzel sanatlar Güzel sanatların çeşitleri nelerdir?

Güzel sanatların çeşitleri:
1 – Edebiyat: Kelimelerle yapılan bir güzel sanattır. Nazım ve nesir yolundaki bütün eserler bu kola girer.
2 – Resim: Yağlı, sulu ya da kuru boyalarla bir zemin üzerine çizgiler çizme ve boyama suretiyle yapılan güzel sanattır. Resim yapan sanatçıya ressam adı verilir.
3 – Heykel: Ya tabiatta var olan ya da hayalde canlandırılan varlıkları,taş, çamur, tahta, maden gibi maddeler kullanmak suretiyle üç boyutlu olarak yapma işidir. Heykel yapanlara heykeltıraş adı verilir.
4 – Mimarlık: İnsanların estetik zevklerine hitap edecek şekilde yapılar yapmaktır. Tarihî olmak özelliğini kazanmış yapıtlar, tapmaklar, camiler, saraylar, bir medeniyetin en güzel eserlerini meydana getirirler. Sanatçılarına mimar adı verilir.
5 – Musiki (Müzik): Sesleri melodi haline getirme sanatıdır. Müzik, pek çok bölümlere ayrılır. Musiki bestecilerine musıkişinas denir.
6 – Tiyatro: Bir hikâyenin, sahnede, oyuncular tarafından canlandırılarak temsil edilmesi sanatıdır. Bugün tiyatro eserleri, sinemalarda, radyolarda, televizyonlarda yer almaktadır. Eseri oynayan sanatçılara aktör, aktris adı verilir.
7 – Dans: Musikiye uyularak yapılan ritmik hareketlerdir. Pek çok çeşitleri vardır.

Bunların dışında olarak, bugün, sinema ve fotoğrafçılığı da güzel sanatlar arasında sayanlar vardır.

Güzel sanatların çeşitleri nelerdir?

Gebelikte kızamık bebeğe zarar veriyor

Deride görülen bir cilt rahatsızlığı olan kızamık,
Gebelikte kızamık bebeğe zarar veriyor

Hamile kalmanın formülü!

Hamile kalmanın 10 basit formülü!

Hamile kalmanın formülü nedir? Nasıl hamile kalabilirim? Hamile kalmak için nasıl bir yol izlemeliyim? Sağlıklı bir şekilde hamile kalabilmek için ne yapmalıyım? Hamilelik nasıl olur?

Hamile kalmak istiyorum diyorsanız işte hamile kalmının formülü!

Düzenli Olarak Sevişin:
Çok “sahtekarca” bir yaklaşım olduğunu düşünebilirsiniz ama değil. Aksine çok doğru bir gerçek var ki ne kadar çok sevişirseniz hamile kalma şansınız o kadar fazla olacak. Normal şartlarda sperm vücudunuzda beş gün canlı kalabiliyor. Düzenli seks hayatı tam yumurtlama döneminizde spermlerle yumurtanızı bir araya getirme şansınız artıracak. Özellikle hamile kalmak isteyen bayanların ovülasyon günlerini daha kolay tespit etmelerini sağlacak bir yol daha var. Hamilelik şansını artıran yumurtlama dönemlerinin tespitinde Tükürükten Ovulasyon Testi’ni kullanabilirler. Amerika’dan gelen Avrupa Normlarına uygunluk belgelerine sahip olan test, T.C. Sağlık Bakanlığı onaylıdır.

Kafeini Kesin:
Araştırmalar kafeinin gebe kalma ihtimalini yarı yarıya düşürdüğünü gösteriyor. Yarım fincandan fazla -o da kafeinsiz olmak koşuluyla- kahve tüketmeyin.

Eşinizi Serin Tutun:
Erkeğin yumurtalıkları etrafındaki ısı spermler için problem yaratıyor. Bu sebeple eşinizden bol, vücuduna oturmayan, pamuklu iç çamaşırı giymesini rica edin. Dar kotlar ve pantolonlar giymesine -ne gerek varsa zaten böyle bir şeye- en azından bu dönemde izin vermeyin.

Diyet Yapmayı Bırakın:
Ohio Üniversitesinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarına göre; kadınlar kalori alımını düşürdüklerinde, üreme hormonlarındaki seviye de aynı şekilde düşüyor.

Beslenme Şeklinize Zengin İlaveler Yapın
Zinc, Selenyum, E vitamini ve C Vitamini alın.

Zinc ve E Vitamini: Bunlar eşiniz için. Zinc, hücre yenilenmesi için iyiyken E vitamini de hücre yenilenmesine destek sağlıyor. Eşinizin spermleri ne kadar güçlü olursa sizin yumurtalarınızın buna direnme ihtimali o kadar düşük olacaktır.

Selenyum: Bu da eşinizin için. Testosteron ve sperm sayısının artması için selenyum önemli bir vitamindir.

Vitamin C: Bu da onun için. C Vitamini sperm kalitesini arttıracak ve hamile kalmanıza yardımcı olacak.

Size Zinc: Tabi ki siz de vitamin içeceksiniz. Siz de zinc için. Böylece sizinde hücre bölünmesi ve yenilenmesi durumunuz gelişme kaydedeceğinden daha kolay hamile kalabilirsiniz.

İçki ve Sigarayı Bırakın:
İçki ve sigara hem kadın hem de erkekte üreme organlarını direkt etkiliyor. Özellikle sigara erkeklerde sperm sayısını düşürür ve sperm hareketliliğini bozar. Aşırı alkol alımı da sperm yapısını bozmaktadır.

İlaç Kullanımı!
Kullandığınız ilaçlar varsa önce doktorunuzla konuşun. Bu ilaçların hangilerini kullanmaya devam edebilirsiniz hangilerini kesmeniz lazım ve hamile kalmadan ne kadar zaman önce kesmeniz lazım öğrenin.

Ağrı Kesiciler
Birtakım ağrı kesiciler -doktorunuza danışın- yumurtlama döneminde kullanıldığında kadın vücudundaki prostaglandin hormonu baskılanır. Oysa sizin bu hormona ihtiyacınız var çünkü bu hormon sayesinde yumurtanız fallop tüpüne düşer.

Ateşini Artırın:
A ve D vitaminlerinin hem cinsel isteği artırdığını hem de iktidarsızlıkla baş ettiğini, buna ek olarak sizi ve eşinizi güçlendirip metabolizmanızı hızlandırdığını biliyor muydunuz? Artık biliyorsunuz.

Kontrole Gidin:
Uzun süredir çabalıyor ve hamile kalamıyorsanız eşinizle birlikte mutlaka doktorunuza görünün. Evet, bu illaki kötü bir şey var demek değil, “denk gelmiyor” olabilir. Ama aynı zamanda sizde veya eşinizde medikal bir durum da olabilir ve bunu ne kadar çabuk tespit ederseniz o kadar çabuk düzeltip bebek sahibi olabilirsiniz.

Hamile kalmanın formülü! hakkında sorularınızı ve yorumlarınızı bekliyoruz.
Hamile kalmanın formülü!

Elma sirkesinin süper güçleri

Elma sirkesi ile yapılan kür ve karışımlar sağlık açısından muhteşem etkiler yaratıyor. Elma sirkesinin faydaları hakkındaki bilgileri ve elma sirkesinin nasıl uygulandığını bu makalemizden detaylı olarak öğrenebilirsiniz.

elma sirkesi5 Elma sirkesinin süper güçleri

Elma sirkesi çoğu zaman bal ile birlikte kullanılmakta olup PH değeri(asit derecesi), derimizinki ile hemen hemen eşit seviyededir. Aşağıda sıralanan maddeleri elde etmek de sizin ellerinizde. Bal ile kullanmaya fırsatınız olmasa bile salatalarda kullanarak sağlığı yakalayabilirsiniz. Spesifik rahatsızlıklarda bal ile kullanılması şiddetle önerilmektedir.

Makalemizde uzun sürsede elma sirkesinin yararlarını ve nasıl kullanılacağını sizlerle paylaştık. Yazımızı okuduğunuzda elma sirkesini daha bilinçli olarak tüketeceksiniz. Sirkeye farklı bir pencereden bakacaksınız.

YARARLARI NELERDİR?

* Zayıflama: Yemeklerden önce 1:1 oranında bal ile sirke karışımı günde 3 kere alınmalıdır. * Bağışıklık sistemini ve kasları güçlendirir. Stresi önler. * Soğuk algınlığı, nezle ve grip: Kış mevsiminden önce alınması koruyucudur. * Boğaz ağrısı, ses kısıklığı: Elma sirkesini sulandırıp gargara yapın. * Öksürük: Elma sirkesi ve balı 1:1 oranında karıştırın ve yavaş yavaş yutun.
* Vajinal akıntı: 1–2 dakika 1:4 oranında elma sirkesi ve su karışımı vajinaya boşaltılarak beklenir. Akıntıları önleyecektir. * Varis: Elma sirkesine batırılmış bez varisli bölgede 20 dakika tutulur.
* Hemoroit: 10 dakika 1:2 oranında elma sirkesi ve adaçayı karışımı oturma banyolarında kullanılır.
* Gaz şişkinliği: Yemeklerden önce bir bardak elma sirkesi –bal karışımı iyi gelir.
* Kabızlık: 1 bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ekleyerek için. Günde istediğiniz kadar için.
* Yaraların çabuk iyileşmesi için, günde 3 bardak elma sirkesi-bal kokteyli için.
* İltihaplanma: Elma sirkesiyle ıslatılmış bezle günde pek çok kere yarayı pansuman edin.
* Ergenlik sivilceleri: Her yemekten yarım saat önce, içine 1 tatlı kaşığı elma sirkesi eklenmiş 1 bardak su için.
* Güneş yanıkları: Sulandırılmış elma sirkesi, kızarmış olan bölgelere dikkatle sürülür.
* Kepeksiz saçlar: Son durulama suyuna elma sirkesi ekleyin. Saçlarınızın kepekten arındığını ve parlaklaştığını göreceksiniz.
* Cilt lekeleri: Bir kaba yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi koyup kaynatın. Daha sonra bu su ile yüzünüze buhar banyosu yapın. Ayrıca yarı yarıya sulandırılmış elma sirkesi ile yüzünüzü 3-4 günde bir silebilirsiniz. Cilt lekeleri için oldukça faydalı. * Kolesterole ve tansiyona iyi gelir.
* Vücudu zehirlerden arındırır.

Elma sirkesinin süper güçleri

2011 Nişan saç modelleri

İşte 2011 Nişan saç modelleri. Bu yıl nişan için bu saç modellerini görmeden. Saçlarınıza şekil vermeyin! Boyalı çiçekli ve desenli modelleri çok beğeneceğinizi umuyoruz. Çok yakında farklı renk ve modellerdeki 2011 Nişan saç modellerini sayfamızda görebileceksiniz.

nisan 2011 Nişan saç modellerinisan3 2011 Nişan saç modellerinisan1 2011 Nişan saç modellerinisan2 2011 Nişan saç modelleri

2011 Nişan saç modelleri; hakkında sorularınızı ve yorumlarınızı bekliyoruz. Göndereceğiniz her yorum daha faydalı paylaşımlar yapmamıza olanak sağlayacaktır.
2011 Nişan saç modelleri

Bayram öncesinde konjonktivit uyarısı

Bayram öncesinde konjonktivit uyarısı

Göz iltihabı olarak bilinen konjonktivit salgını nedeniyle hastaneye müracaat edenlerin sayısı 10 bini buldu. Uzmanlar bulaşıcı olan hastalık nedeniyle bayramda el hijyenine önem verilmesi gerektiği uyarısı yaptı.

Göz iltihabı olarak bilinen ve gözlerde kızarıklık, kaşıntı gibi belirtilerle kendini gösteren konjonktivit salgını giderek artıyor. Hastalığın İstanbul’da bugüne kadar 10 binden fazla kişiyi etkilemesi üzerine harekete geçen İl Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, yaklaşan bayram öncesinde uyulması gereken hijyen kurallarıyla ilgili broşür ve afiş hazırlıyor. Sağlık Müdürlüğü yetkilileri, son bir hafta içinde çeşitli hastanelerden uzmanlarla iki kez bir araya gelerek
salgının boyutlarını tartıştı.

Hastalığın insandan insana bulaşması nedeniyle broşürlerde el yıkamanın önemine dikkat çekilerek, “Eller sık sık su ve sabunla yıkanmalı; eller göze dokundurulmamalı ve ovuşturulmamalıdır. Havlular ortak kullanılmamalı, su ve deterjanla yıkanmalı; kağıt havlular tek kullanım sonrası atılmalıdır. Yastık kılıfı, gözlük, makyaj malzemesi, göz damlası veya merhemi ortak kullanılmamalıdır” gibi uyarılara yer verilecek.
İl Sağlık Müdür Yardımcısı Dr. Serap Gencer, şunları söyledi: “Tokalaşma, bulaşma riskini artırıyor. Önümüz bayram. Bayramda bol bol tokalaşma ve öpüşmeler olacak, bu nedenle el hijyenine dikkat edilmeli.”

Bayram öncesinde konjonktivit uyarısı

Antep fıstığı öyle faydalı ki… Hemen hemen birçoğumuz onu çok seviyoruz…

Antep fıstığı öyle faydalı ki... Hemen hemen birçoğumuz onu çok seviyoruz...

Onu hangimiz sevmiyoruz ki! Çerezlerin en sevileni antep fıstığının faydaları yabana atılır cinsten değil. Mesela, günde 10-12 adet yenilen iç antepfıstığı, vücudun günlük yağ ihtiyacını karşılayabiliyor.

İşte diğer yararları

* 100 gram antep fıstığı vücudun günlük protein, vitamin B1 ve fosfor ihtiyacının %35”ini karşılar

* Antep fıstığında kolestrol yok. Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığının riskini azaltır.

* Antep fıstığı protein yönünden 2 kat, fosfor yönünden 4 kat sığır etinden daha üstündür.

* Vitamin E,B ve C komplexince
zengindir.

* Antep fıstığı şeker hastalığında (Diabete Mellitus)kullanılabilir.

* 100 gr antepfıstığında 4.0 gr posa bulunur. Posa miktarı yönünden pirinç, patates ve buğday (0.3 gr) dan daha üstündür.

* İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.

* Yapısındaki lipitlerin çoğunluğu monounsature yağ asiti içerdiğinden(35 g), kan şekerini yükseltme (Glisemik indx) yönünden buğdaydan daha az riske sahiptir.

* Kalp için antep fıstığı kalp sağlığını korumada önemli bir ilaç vazifesi görür.

* Hastalıktan Sonra antep fıstığı nekahet dönemlerinde de vücudumuzun dostudur. Bir terkip içinde veya tek başına tüketilen fıstık, nekahet dönemin rahat ve kısa sürmesini sağlar, bünyeyi dirençli hale
getirir.

* Akciğer için iyi bir iltihap temizleyicidir. Göğsü yumuşatır, ağrılarını hafifletir, öksürüğün geçmesine yardımcı olur.

Antep fıstığı öyle faydalı ki… Hemen hemen birçoğumuz onu çok seviyoruz…

[end]

Ruj sürme teknikleri

Türk erkeklerinin çoğu kadınları incelerken önce dudaktan başlar. Sürdüğümüz ruj, dudaklarımızın kusursuz ve bakımlı olması bu nedenden dolayı büyük önem taşır. Peki dudaklarımızın bakımını yaptık sıra ruja geldi. Ruju nasıl sürmeliyiz? İşte uzmanların açıklamaları…

ruj surme teknikleri Ruj sürme teknikleri

Eğer dudaklarınız inceyse ve dudaklarınızın daha dolgun görünmesini istiyorsanız çeşitli uygulamalarla dudaklarınızı kalınlaştırabilirsiniz. Fakat bunu abartmadan yapmak gerekir.Yani bir kalem ucu mesafesinde ve kalemi yatay tutarak dudağımıza sürmeliyiz.Aynı uygulamayı alt dudağa da uygulamak gerekir.Doğallıktan uzaklaşmamak gerekir.Kalemin ruju aynı renkte değilse veya dudaklara şekil vermek için kalınlaştırmışsanız biraz daha koyu bir kalem tercih edebilirsiniz.Ama üzerinden yine sünger aracılığıyla geçmek gerekir.Daha sonra dudak kenarını belirginleştirmek gerekir.Sonra tekrar süngerle cildimizle aynı renk olana kadar dağıtıyoruz.Açık renk bir ruj tercih etmeliyiz. Çünkü açık renk ruj dudaklarımızı daha dolgun ve hacimli gösterir. Önce parlatıcıyla dudağımızı parlatırız. Alt ve üst dudağa aynı uygulamayı yaparız. Eğer isterseniz yoğunluğunu artırabilirsiniz. Önceden kalem sürdüğümüz
kısımlara da parlatıcı sürmeliyiz. Böylece dudaklarımız her zamankinden daha dolgun ve daha hacimli görünecektir. Ruj genellikle fırça kullanılarak sürülür. Bunun nedeni daha ince ve daha doğal görünmesini sağlamaktır.Eğer fırça yoksa herkes kendine özel ruju yani klasik rujları kullanabilir.Aynı ruju birkaç kişi kullanacaksa mutlaka fırça kullanmak gerekir.

Eğer kişiye özel rujsa herhangi bir sakınca yoktur.Kişi direkt olarak dudağına uygulayabilir.Fakat fırça kullanılarak sürülen rujlar hem daha kalıcı, hem daha ince hem de daha doğal gözükür.İşte bu nedenlerden dolayı fırça tercih edilir.Hangi renk ruj kullanacaksak o renk dudak kalemiyle kontür yapmak gerekir.Hemen dudak bitim noktasında hafif şekilde kalemle geçilir. Daha sonra üst dudak belirginleşir. Kullanılacak kalem rujun renginde olmalıdır.Fakat dudak rengindeki bir kalemle de kontür yapılabilir.Eğer aynı tonda ve renkte kaleme sahip değilsek bu durumda kontür yapıldıktan sonra bir süngerle üzerinden hafifçe geçmek gerekir.Dudak rengi ayarlanabilir.Bundan sonra eğer fırça kullanarak ruj süreceksek göz makyajına uygun bir renk seçilir.Seçtiğimiz rengi fırçayla dudağa uygularız.Uygun renk ve tonda ruju seçtiysek eğer uyumu yakalamış oluruz.Kişi tercihine göre veya dudak yapısına göre parlatıcı da kullanabilir.

Ruj sürme teknikleri

Aile içi şiddete son

Malesef aile içi şiddet olayı hemen hemen her yerden yükselen çığlık gibi geliyor kulaklarımız arkdaşlarım.

aileicisiddet Aile içi şiddete son

GERÇEK:
Her üç aileden birinde dayak var
Aile içi şiddet dünyada olduğu gibi Türkiyede de oldukça yaygın. Ailelerin yüzde 34ünde fiziksel, yüzde 53ünde sözel şiddet yaşanıyor. Çocuklara yönelik fiziksel şiddetin oranı ise yüzde 46. Ve şiddete uğrayanların yüzde 80i, buna karşı yapacak bir şey olmadığını düşünüyorlar.

Türkiye, namus ve töre bahanesiyle işlenen cinayetlerin de çok sık yaşandığı bir ülke; işin vahimi, bir ankete katılan 430 kişiden yüzde 37,4ü namus cinayetini onayladığını söylüyor. Üstelik katılımcıların yüzde 22si kadın. Türkiyede bu konuda vahim sonuçları ortaya koyan sayısız araştırma yapıldı. Yapılmaya da devam ediyor.

İLK ADIM
Aile içi şiddete karşı Hürriyet
Hürriyet, ‘Aile İçi Şiddete Son konusunu, sosyal sorumluluk alanında görevi olarak belirledi. 2004 yılının Ekim ayında başlayan kampanya için kurum içinde bir ekip oluşturdu, sivil toplum kuruluşu Çağdaş Eğitim Vakfı ve İstanbul Valiliğini proje ortağı yaptı ve profesyonel bir danışmanlık merkezinden hizmet aldı. Kampanya ortakları arasına, daha sonra CNN TURK televizyonu da katıldı. Böylece Türkiye, Medya Dünyasında ilk kez kararlılık, süreklilik ve yaratıcılık ilkesini benimseyen, sosyal sorumluluğu kurumsal vatandaşlık olarak gören bir kampanyayla karşılaştı. Hürriyet, aile içi şiddete karşı mücadeleyi, bir insan kaynakları politikası yapma konusunda da adımlar attı.

HEDEF:
Toplumsal duyarlılık yaratmak
Kampanyanın hedefi, kamuoyunda, bu konuda farkındalık yaratmak, toplumsal duyarlılık oluşturmak, davranış değişikliğini sağlamak ve sorunun siyasiler nezdinde çözümüne katkıda bulunmak… Hürriyet bu hedefe ulaşmak için, “Eğitim Otobüsleri”yle önce İstanbul, daha sonra da Türkiyenin çeşitli kentlerinde, mahalle aralarında dolaşarak eğitimler verilmesini sağladı; polis memurlarından belediye çalışanlarına, imamlardan öğretmenlere, itfaiyecilerden sıradan halka kadar binlerce insana ulaştı. Broşürler, kitaplar ve eğitimlerle onları bilgilendirdi.

Hürriyetin hazırlattığı bir televizyon reklamında, morarmış gözü ve patlamış dudağıyla izleyicilere bakan küçük kız, “şiddete uğrayan kadınlara bilgi ve umut verecek gönüllüleri” göreve çağırdı. İlkokul, lise ya da üniversite mezunu, eğitmen, emekli ya da ev kadını, işsiz ya da işadamı, genç, yaşlı yüzlerce insan kampanya telefonlarını kilitledi. Kampanyaya gönüllü olmak isteyenlere, gönüllü organizatörlüğü eğitimi verildi ve gönüllü sayısına her geçen gün bir yenisi eklendi.

PRESTİJ:
Uluslararası konferanslar
Hürriyetin Aile İçi Şiddete Son Kampanyası, aile içi şiddete son konulu uluslararası konferanslarının ilkini 2005 Kasımında İstanbulda Teknik Üniversitesinde düzenledi. Bu konferans, Aile İçi Şiddet konusunda Türkiyede ilk kez, sivil toplum, medya ve BMyi bir araya getirdi. BM Nüfus Fonu ve diğer kampanya ortaklarıyla birlikte gerçekleştirilen ilk konferansa dünyadan ve Türkiyeden kamu kuruluşu, yerel yönetim, özel sektör temsilcileri ve akademisyenler katıldı ve iki gün boyunca “dünyadan örnekler”i tartıştı. Hürriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı ve BM Nüfus Fonu Türkiye Temsilcisi Anne-Birgitte Albrectsen, konferansın amacını şöyle özetlemişti: “Aile içi şiddet konusunda Türkiyede önleyici ve koruyucu politikaların ve programların oluşturulması ve geliştirilmesi için yurtdışından ve yurtiçinden ön plana çıkmış örneklerin paylaşılması; STKların, özel sektörün, kamu
kuruluşlarının ve siyasilerin duyarlılıklarının artırılması ve harekete geçmelerinin sağlanması.”

2006 Kasım ayında Bahçeşehir Üniversitesinde ikincisi düzenlenen uluslararası konferans, 2007 yılı Aralık ayı başında, yine aynı yerde üçüncü kez gerçekleştirildi ve bu kez medya ve şiddet konusu ele alındı. Bu konferansta konuşulanlar kitap haline getirildi ve piyasaya çıktı.

BAŞARI:
Birleşmiş milletler halkla ilişkiler büyük ödülü
Hürriyetin Aile İçi Şiddete Son Kampanyası, 2006 yılının Haziran ayında Brükselde, Avrupa Parlamentosunda, parlamenterlere tanıtıldı. Kampanya, aynı yılın ekim ayında Birleşmiş Milletlerin Halkla İlişkiler dalındaki büyük ödülüne layık görüldü. 2006 Yılının Kasım ayında ise AB Komisyonunun sunduğu “İlerleme Raporu”nda, kampanyanın, Türkiye kamuoyunu aile içi şiddet konusuna duyarlı hale getirdiği ifade edildi ve övgüyle söz edildi. Kampanya Avrupa Akdeniz Parlamenterler Asamblesi Kadın Hakları Komisyonunun raporunda da rol model olarak tanıtıldı.

CESARET:
Aile içi şiddete son acil yardım hattı
Hürriyet bu yıl bir ilke daha imza attı ve İstanbulda aile içi şiddete maruz kalmış kişilerin başvurabileceği bir acil yardım hattını devreye soktu. İstanbul Valiliği ve ÇEV ortaklığında gerçekleşen proje için Avrupa Birliğinden fon alındı. Fon süresinin bitiminden sonra da Aralık Derneği ile birlikte kesintisiz olarak sürdürülen acil yardım hattı için başlangıçta 18 psikolog, avukatlar ve 96 polis eğitim gördü. Şu anda hatta altı uzman psikolog ve bir avukat çalışıyor. Yardım hattı, Türkiyede bir ilk olarak yedi gün 24 saat hizmet veriyor.

İNSAN KAYNAKLARI POLİTİKASI
Hürriyet bu hizmeti şiddet gören çalışanları için de devreye sokarak, aile içi şiddete karşı mücadeleyi insan kaynakları politikası haline getirdi; şiddet gören çalışanlarının yanında, şiddet gösterenlerinse tam karşısında yer aldığını açıkladı.

Ünlü kadın şarkıcılardan şiddete karşı şarkılar: Güldünya Şarkıları

Hürriyet, Türkiyenin 13 ünlü kadın sesini, Acil Yardım Hattı konusunda farkındalık yaratmak ve hatta gelir sağlamak amacıyla bir araya getirdi ve Gündünya Şarkıları albümü yayınlandı. Gelir, Acil Yardım Hattına aktarıldı.

Albümde “Kadınlar Vardır” adlı şarkıyı, Sezen Aksu, Nilüfer, Aylin Aslım, Aynur, Rojin ve Zuhal Olcaydan oluşan koro söyledi. Onun dışında, Sezen Aksu Güldünya, Nazan Öncel Leyla, Nilüfer Hür Doğdum Hür Yaşarım, Zuhal Olcay Neyse, Funda Arar Dünden Sonra Yarından Önce, Şebnem Ferah Masum Değiliz, Aylin Aslım Karar Verdim, Rojin Sil Baştan, Şevval Sam Kibritçi Kız, Emel Müftüoğlu Adım Kadın, Ayten Alpman Ve Tanrı Aşkı Yarattı ve Aynur Qumrike adlı şarkıları seslendirdi.

Albümün konseri 9 Mart 2009 tarihinde İstanbul Maslak TİM Centerda yapıldı ve konserin geliri de Acil Yardım Hattına aktarıldı.

Hürriyet gazetesi Sosyal Projelerden sorumlu Kurumsal iletişim Müdürü Emel Armutçu, proje ile ilgili merak edilen soruları yanıtladı…
Hürriyet Aile İçi Şiddete Son Kampanyasının kapsamı ve amacından bahseder misiniz?
Kaç yıldır aile içi şiddet projesini yürütüyorsunuz? Toplam kaç kadın size başvuru yaptı? Kurtardığınız kadın sayısını öğrenebilir miyiz? Proje ekibi ve çalışmalarınız hakkında bizi bilgilendirebilir misiniz? Telefonları cevaplayan kişilerin yetkinlikleri konusunda bilgi verir misiniz? Bu kişileri nasıl seçiyorsunuz?
Proje başlamadan önce çok titizlikle seçildiler ve iki yılda çok deneyim kazandılar. Zaten hepsi psikoloji ve hukuk eğitimi almış kişiler. Ancak üstüne eğitimler aldılar. Telefonda nasıl konuşulur, nasıl yardım edilir, hatta diksiyon eğitiminden bile geçtiler. Şu anda Türkiyenin telefonda acil yardım konusunda en deneyimli ekibi onlar diyebilirim.

Mağdur kadınların sorunlarını uzun vadede çözecek yeteri kadar kadın sığınma evi olduğunu düşünüyor musunuz? Bu proje kapsamında bu konu ile ilgili çalışmalarınız olacak mı? Size yardımcı olmak için halkımızın üzerine düşen görevler var mıdır? Biraz bilgi verebilir misiniz? Şiddete mazur kalmış bir kadın size başvuru sonrası nasıl bir süreç ile yardım almaktadır?
Eğer durumu acilse karakola yönlendiriyoruz ya da karakolu onun adresine. Polis korumaya alıyor. Daha sonra işlemleri yapılıp bir sığınma evine yerleştiriliyor. Çocukları varsa onlar da koruma altına alınıyor. Sonra hukuki işlemleri başlıyor. Son zamanlarda başvurular arttı, sığınma evlerinin kapasiteleri az olduğu ve yer bulunamadığı için çok zorluk çekiyoruz. Gecenin bir yarısı, evine giderse dayak yiyecek, belki de öldürülecek bir kadına yer bulamamanın çaresizliğini anlatmak çok zor. O yüzden acil yeni sığınaklar açılsın diyoruz bir kez daha.

Okurlarımız ve şiddet gören kadınlar nerden bilgi edinebilirler, size nasıl başvurabilirler?
Daha fazla bilgi http://www.aileicisiddeteson.com adresinden edinebilir. Bize başvurmak için de 0212 656 96 96 nolu telefon aranabilir.

Kampanyanıza destek olmak isteyenler ne yapabilir?
Güldünya Şarkıları adlı albümü alarak hattımıza bir katkıda bulunabilir.

Aile içi şiddete son

Tag Cloud