sağlık, kadın, hastalıklar, cilt bakımı, sağllık haberleri, sağlık bilgileri, çocuk, pspikoloji

Posts tagged ‘yolları’

Cildi güneşten korumanın yolları

Yaz aylarında güneşin cildimize olumsuz etkileri vardır. Güneşte uzun süre kalan kişilerde cilt kuruması ve sertleşmesi görülmektedir. Cildinize doğru bakımı yaparak güneşin zararlı etkilerinden korunabilirsiniz.

cilt gunes Cildi güneşten korumanın yolları

Nemlendirici şart
Bu problemleri engellemenin en kolay yolu sık sık yıkanmak, derimizin gözeneklerini açık tutmaya çalışmaktır. Ancak su da, deniz, havuz, sabun gibi cildimizin kurumasına neden olan diğer bir faktördür. Yani yaz aylarında suyun ve güneşin kuruttuğu derimizi uygun nemlendiricilerle sürekli nemlendirmek gerekmektedir.

Daha çok, hassas ve kuru derili çocukların yüzünde yaz aylarında açık renkli, hafif kepekli lekeler oluşur .Bunların da engellenmesi ve tedavi edilmesi derinin güneşten korunması ve nemlendirilmesi ile mümkün olur.

Yine sıcak günlerde saç ve ayak bakımına da özen gösterilmelidir.

İsilik ve sivilceye karşı
Kalınlaşan yağlı deri bölgelerine asit salisilik, retinoik asit içeren losyon veya jel formunda deri incelticiler uygulamak isilik ve sivilce oluşumunu önleyebilir. Eğer cildimizde isilik veya sivilce oluşursa antibiyotikli losyon veya jeller, bazen de bazı sistemik ilaçlar gerekebilir.

Kuruyunca gövde, kol ve bacaklara, daha çok lastik asit ve üre içeren yağlı losyonlar, kremler; ayaklara ise vazelin ve asit salisilik içeren merhemler uygulamak deriyi rahatlatacaktır.

Güneş lekeleri
Yaz aylarında güneşten gelen ultraviyole ışınları, deride değişik lekeler oluşturmaktadır. Bunlar: Çiller: Özellikle yüze yerleşen küçük kahverengi lekelerdir. Kışın azalırlar.
Lentigolar: Güneş gören yerlerde oluşan çillerden daha büyük ve kışın gerilemeyen kahverengi lekelerdir. Karaciğer lekeleri de denmektedir. Açık renk derilerde, sarışınlarda ve orta yaş üstünde daha sık görülmektedir.

Açık renkli lekeler(hipomelenoz): Kol ve bacakların alt kısımlarında görülürler. Birkaç milimetre çaplı, yuvarlak ve açık renk lekelerdir.

Melazma (kloazma): Çeşitli nedenlerle ışık duyarlılığı (fotosensitivite) olan kişilerde yüzde oluşan yaygın koyu renkli lekelerdir. Işık duyarlılığı yapan nedenlerin en sık görülenleri
Cildi güneşten korumanın yolları

Advertisements

Akneyle savaşmanın yolları

Akneyle savaşmanın yolları

Gençler ve ergenlik çağındakilerin ortak sorunu olarak bilinen “Akne” dermatoloji kliniklerine başvuru sebepleri arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Günümüzde 25 yaş sonrasında da giderek artan bir problem haline gelmeye başlayan aknelerin (sivilce) uygun tedaviyle kontrol altına alınabileceğini belirten Anadolu Sağlık Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadiye Kuş hastaların erişkin aknesinin tedaviye dirençli olduğunu kabullenmesinin ve hekim tarafından önerilen tedavileri bıkmadan uzun süreli devam ettirmelerinin önemine değindi.

Akne, 15-45 yaş aralığında dermatoloji kliniklerine başvuru nedenleri arasında diğer hastalıklara göre açık ara önde. Ergenlik çağında erkeklerde daha sık görülen akne, erişkinlik
döneminde ise daha çok kadınları etkiliyor. Erişkin akneleri olarak adlandırılan 25 yaş sonrası akneleri ağırlıklı olarak ağız ve çene çevresinde uzun süre devam eden derin yerleşimli lezyonlar şeklinde olup kaşıntı ve ağrı gibi yakınmalara yol açabiliyor.

Aknenin ergenlikten beri hiç sönmeden devam ettiği “persistan akne” ve 25 yaş ve sonrasında ortaya çıkan “geç başlangıçlı akne” olarak iki şekilde görülebildiğini belirten Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi Deri Hastalıkları Uzmanı Dr. Sadiye Kuş “Erişkin yaşlarda daha çok kadın hastaları etkileyen problem genellikle hafif seyretme eğilimindedir” dedi.

Dr. Sadiye Kuş sözlerine şöyle devam etti, “Klasik olarak akne oluşumu derideki yağ bezleri tarafından üretilen sebumun gözenekleri tıkaması, bakterilerin
buralara yerleşmesi ve bunun sonucunda iltihaplı sivilcelerin gelişmesine bağlıdır. Erişkin aknesi ise daha karmaşık, henüz tam olarak nasıl ortaya çıktığı yeterince aydınlatılamamış bir akne çeşididir.”

Aknenin erişkin yaşta görülmesine neden olduğu düşünülen faktörlerinden söz eden Dr. Sadiye Kuş, “Androjen (erkeklik) hormonlarına aşırı duyarlılık ya da bunların fazla üretimi, doğum kontrol hapları arasında androjenik özelliği yüksek olanların kulanımı, stress, dirençli bakterilerin kıl kökü ve yağ ünitelerine yerleşmesi, hava kirliliği, yetersiz uyku, sigara akne oluşumuna neden olan faktörler arasındadır” dedi.

Erişkin aknesinin tedaviye dirençli olduğunun altını çizen Dr. Sadiye Kuş “Arka arkaya farklı tedavilerin denenmesi gerekebilir. Akne tedavisinde elimizdeki en
güçlü ilaç olan isotretinoin tedavisi sonrası bile tekrarlama oranı %32’dir. Çoğu ilaç ergenlerin yağlı derisinin ihtiyaçlarına göre formüle edildiğinden daha kuru olan erişkin derisinde problem yaratabilir. En etkili tedavi çoğu zaman deneme yanılma yöntemiyle bulunur. Bu nedenle farkı tedavilerin bıkıp usanmadan denenmesi gerekebilir. En doğru tedavi yöntemine ulaşıldığında ise tedavinin başarısının sürekli olması için düzenli bir şekilde tedaviye devam edilmesi gerekir” dedi.

Dr. Sadiye Kuş akne tedavisinde ek olarak diğer yapılması gereken şöyle sıraladı;
Cilt kurutmayacak yumuşak bir ürünle günde bir ya da iki kez temizlenmelidir. Aşındırıcı yapıda ve cildi tahriş edici temizleyicilerden kaçınılmalıdır.

Kapatıcı makyaj malzemelerinden, saç spreylerinin ve
jölelerin cilde temasından kaçınılmalıdır.

Sigaranın erişkin aknesini ortaya çıkaran faktörlerden biri olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca aknenin şiddeti içilen sigara miktarına bağlı olarak artmaktadır.

İyi beslenme ile akneyi tedavi edemeyiz ancak iyi yönde etkileyebiliriz. Bunda glisemik indeksi yüksek olmayan gıdalarla beslenme alışkanlığı geliştirmek mevcut çalışmalar ışığında önemli bir faktör olarak ortaya çıkmaktadır.

Akne tedavisinde salisilik asidli peelingler etkili ve güvenilir olmaları nedeniyle özellikle tercih edilen ve erişkin aknesini kontrol altına almak için dönem dönem uygulanması önerilen peeling çeşidir.

Orta şiddetli olgularda hekim önerisi ile kullanılacak topikal (sürülerek kullanılan) ya da ağızdan alınan antibiyotikler, düşük androjen
hormon içerikli doğum kontrol hapları yararlı olabilmektedir.

Akneyle savaşmanın yolları

Ayak kokusunu önlemenin yolları

Ayak kokusu yaz aylarında hepimizin başına gelen durumlar arasında yer alıyor. Ayak kokusu aslında bizden çok çevremizdekileri rahatsız etmektedir. Özellikle bir yere misafirliğe gittiğinizde hem kendinizi ifade ederken zorlanır hemde çevrenizdekileri kötü koku sebebiyle rahatsız edersiniz. Ayak kokusu sorununu basit yöntemler uygulayarak giderebileceğinizi biliyor muydunuz?

ayak kokusu1 300x240 Ayak kokusunu önlemenin yolları

İşte İbrahim Saraçoğlu’nın ayak kokusunu gidermek için önerdiği tavsiyeler!

Ayak kokusunu önlemek için
-1 su bardağı su
-4,5 gr atkuyruğu (Kırkkilit)
Hazırlanışı:
1 su bardağı suyu kaynatın içersine 4,5 gr atkuyruğu (Kırkkilit) bitkisini koyarak bekletin. Ilınınca ayaklarınızı bu suda beklettikten sonra yıkayın. Bu işlemi 2,3 günde bir tekrarlayın.

Eğer bu yöntemden yeterli sonucu alamadıysanız bu yöntemlerden yardım alabilirsiniz.

Ayak kokusu, insanı gezmeye gittiğinde zorda bırakır. Ayakkabı çıkardığınız an ortalıkta durulmuyorsa, ayaklarınız çok kötü kokuyorsa şunları yapmalısınız: Ayakları kokanlar için tavsiyeler, püf noktaları, ipuçları…

Ayak kokusuna karşı neler yapılmalıdır? Ilık suya birkaç damla elma sirkesi dökerek ayaklarınızı bu suda günde 2-3 kere dinlendirin.

Ayakkabılarınızın içine ve çoraplarınıza karbonat dökün. Ayak kokması sorunu için denemenizde fayda var.

Turp suyuna 1/4 tatlı kaşığı gliserin ekleyin ve boş bir sprey şişesine dökerek ayaklarınıza sıkın. Bu da ayak kokusunu gidermenin bir başka yoludur.

Umarım vermiş olduğum bilgiler sizlere yardımcı olur. Sağlıklı günler dilerim.

MELEKLER MEKANI

Ayak kokusunu önlemenin yolları

Diz ağrısından korunmanın yolları

Diz ağrısından korunmanın yolları

Bacaklarınızı güçlendirin: Bacaklardaki en büyük kas grupları olan quadriseps ve hamstrings’leri güçsüz koşucuların, diğerlerine göre 3 ile 6 kez daha fazla diz ağrısına yakalandıkları biliniyor. Bu kasları güçlendirmek için haftada 3 kez 10×3 tekrardan oluşacak şekilde squat ve lunge egzersizleri yapabilirsiniz.

Doğru hareket edin: Koşarken kalçalarınızla dizlerinizin aynı hizada olmasına, yere basarken dizlerinizin rahat bir şekilde kırılmış olmasına dikkat edin. Yere topuğunuzla değil, ayağın ayasıyla basmalısınız.

Ayaklarınızı destekleyin: Ayaktaki dengesizlikler de diz kapağının dengesiz hareket etmesine yol açarak ağrıya neden olabiliyor. Özellikle içe
basma gibi bir sorununuz varsa, ayağınızı destekleyecek bir aparata ihtiyacınız var demektir. Bu noktada bir hekimden destek almalısınız.

HER AN EGZERSİZ YAPABİLİRSİNİZ

Telefondasınız, karşı tarafın da kapatmaya pek niyeti yok, sohbet uzadıkça uzuyor. İşte bacakları çalıştırmak için harika bir fırsat! Ayakta dururken topuklarınızı birleştirin, ayak uçlarını dışarı doğru açın ve bir V oluşturun. Bu pozisyondayken dizleriniz ayak parmaklarını geçmeyecek kadar aşağı doğru kalçanızı alçaltın. Yukarı doğru kalkarken iç bacakları sıkın. Yavaş bir şekilde alçalıp yükselerek 20 tekrar yapın. (Tabii bir yandan konuşup bir yandan sayamayacağınıza göre yaklaşık olarak…) Son tekrarda dizlerinizin bükülü olduğu pozisyonda kalın, topuklarınızı yukarı kaldırıp indirerek bu kez de alt
baldırlarınızı çalıştırın.

Hâlâ telefon kulağınızda mı? O zaman bir set daha devam edin!

Diz ağrısından korunmanın yolları

Elma sirekesi ile zayıflamanın yolları

Adeta bir güzellik iksiri olan elma sirkesi, cilt bakım uygulamalarının yanı sıra birde yağ yakarak zayıflatıyor Melek‘lerim.

Diyetisyen Naciye İla Deniz, elma sirkesinin insan bedenini içten ve dıştan tedavi edebilen olağanüstü doğal bir sıvı olduğunu söyledi.

sirke1 Elma sirekesi ile zayıflamanın yolları
Taşıdığı bikarbonat iyonları sayesinde sindirimi kolaylaştıran tek meyve olan elmanın, sirkesinin de genel sağlık açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Deniz, ‘Kanı temizleyen, bedeni ve zihni yorgunluklarda yatıştırıcı tesire sahip olan, idrar söktürücü özelliği bulunan, karaciğer ve damar sertliği hastalıklarıyla, hemoroid, egzama ve deri hastalıklarına iyi gelen elmanın sirkesi de, kalp kasları dahil olmak üzere tüm kas yapısının güçlenmesini sağlar’ dedi.

Deniz, ılık bir bardak suya 1 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1 çay kaşığı bal karıştırılarak yapılan kokteylin sabahları aç karnına içilmesi halinde vücutta biriken fazla yağın atımının kolaylaşacağı tavsiyesinde bulunarak, şöyle konuştu. ‘Elma sirkesi, içerdiği çok değerli ve çeşitli maddeler nedeniyle, en sağlıklı sıvılardan biridir.

Elma sirkesi bedenimizi içten ve dıştan tedavi edebilen olağanüstü bir sıvıdır. İçerdiği yüksek orandaki Potasyum sayesinde kas yapısını güçlendiren, strese karşı koyabilecek dayanıklılık kazandıran, grip, soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarının hafif geçilmesini sağlayan elma sirkesi, boğaz ağrısı, öksürük ve ses kısıklığına da iyi gelmektedir. Elma sirkeleriyle yapılan salatanın yüksek kolestrole karşı da iyi geldiğini açıklayan Deniz, ‘Elma sirkesinin faydaları saymakla bitmez.

Ergenlik sivilceleri, dış derinin sıkılığı, gaz şişkinliği, kabızlık gibi birçok soruna yararı bilinen elma sirkesinin yüksek potasyum nedeniyle böbrek hastaları, asit değerinin yüksek olması nedeniyle de ülserliler ve gastriti olanlar tarafından tüketilmemesi gerekir’ diye konuştu.

Elma sirekesi ile zayıflamanın yolları

Ramazan ayında alınan kiloları kolay vermenin yolları

Ramazan ayı kilo alma ayıda olur ayrıca. Çünkü beslenme alışkanlıkları zamansız olur ve buda kilo almaya neden olur. Peki ramazan ayında aldığımız kilolardan nasıl kurtuluruz; gelin öğrenelim Melek‘lerim.

kilo17 Ramazan ayında alınan kiloları kolay vermenin yolları

Memorial Ataşehir Tıp Merkezi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Şefika Aydın, Ramazan ayında alınan kiloların verilmesi konusunda önerilerde bulundu.

AŞIRI YEME ATAKLARININ ÖNÜNE GEÇİN
Bayramın sonlanması ve sonbaharın ilk zamanlarını yaşadığımız şu günlerde herkesi kilo verme dürtüsü sarmaya başlar. Kilo vermeye başlama ile erteleme arasında gidip gelen düşünceler size sadece vakit kaybettirecek ve kilo vermeyi daha da zorlaştıracaktır. Çünkü bayramın bitmesi ile beraber tüm gün aç olan metabolizmamız yavaşlamıştır ve daha da özen gösterilme ihtiyacı vardır. Gözden kaçırılmaması gereken bir nokta da; havaların daha erken kararması, güneşin yerini yağmurların alması ve soğukların gitgide artıp, işlerin yoğunlaşması dolayısıyla gelişen halsizlik, isteksizlik, mutsuzluk sonucu aşırı yeme atakları da gelişebilir.

Bu durumda yapılması gereken kilo verme sırlarını ve sonbaharın miskinliğini azaltmak, metabolizmayı canlandırmak için püf noktaları sıralayacak olursak;

1.Öncelikle ne istediğinize karar vererek bir başlangıç yapmalısınız. Siz istemediğiniz ve hedefinizi bilmediğiniz sürece yolunuz hep yarıda kalacaktır.

2.Alınan kiloları vermede en doğru adım için sizin yapabileceğiniz 2 parametre olduğunu unutmayın. Birincisi yeterli ve dengeli size özel düşük kalorili bir diyet, ikincisi de mutlaka düzenli tempolu egzersiz planıdır.

3.Diyet kişiye özeldir. Bu konuda mutlaka diyetisyeninizden destek almalı ve sık takiplerle programınızı uzatmadan diyet yapmalısınız.
4.Beslenmenizde yapacağınız en küçük değişiklik bile hem kilo verdirecek hem de sonbaharın yorgunluğunu size unutturacaktır.

ARA ÖĞÜNLERİ İHMAL ETMEYİN
5.Öncelikle öğün düzenini sağlayarak başlamalısınız. Ramazan boyunca öğünlerin azalması ve uzun açlıklardan dolayı metabolizma yavaşlamıştır. Mutlaka kahvaltı ile güne başlamalı, en az 2 ara öğün yaparak öğle ve akşam öğünleri de yapılmalıdır. 2.5–3 saat aralıklı olacak şekilde kanda şekerin düşmesine bağlı olarak kas yıkımı başlar. O açıdan ara öğünleri kesinlikle ihmal etmeyiniz.

6.Günlerin uzamaya başlaması ile birlikte akşam yemeği saatlere daha geç saatlere kaymaktadır. Ancak bu dönemde geç saatlerde yapılan atıştırmalara dikkat etmemiz gerekmektedir çünkü özellikle gece yapılan atıştırmaları vücudumuz daha zor yakar bu nedenle de yediklerimizin yağa dönüşme ihtimali yüksektir. Fiziksel aktivitenin en az olduğu gece saatlerinde atıştırma yapılacaksa tercihlerde; enerjisi düşük ve bol lif içeren çeri domates, salatalık, maydanoz gibi besinlere yer vermek kalori alımı bakımından daha doğru olacaktır.

7.Beslenmedeki değişikliklerde günlük yağ alımınızı azaltarak başlamalısınız. Ramazan süresince başlangıçlar, ara sıcaklar, ağır yemekler, tatlılar, pideler derken oldukça vücudu yağlandıracak şekilde tüketim olur. Başta süt, yoğurt ve peyniri yarım yağlı ya da yağsız almalısınız. Bu hem sizi tok tutacak hem de daha az kalori aldıracaktır. Süt ürünleri karbonhidrat, protein ve yağ grubunu içeren sağlıklı ama kalorili bir gruptur.

8.Yemekler etli ise yağsız pişirilmeli kızartmalardan kaçınılmalıdır. Bunun yerine ızgara, buğulama, haşlama ya da fırında yöntemleri tercih edin.

9.Sebze yemeklerine kişi başına 1 yemek kaşığı gibi zeytin yağ koyarak pişirin.

10.Öğle ve akşam öğünlerinize salata ekleyin ancak sos olarak sadece 1 yemek kaşığı zeytinyağı, limon ve sirke kullanın. Salata sınırsız tüketilebilir. Fakat salatalarda mısır, ton balığı, ceviz, havuç ve bazı garnitürler serbest kullanılmamalıdır.

11.Yeterli düzeyde uyku en önemli unsurdur. Yetişkinler 8 saatten fazla uyumamaya özen gösterin.

12.Alınan tüm toksinleri vücuttan uzaklaştırabilmek için 8 -12 bardak su içilmelidir. Suyun; vücut ısısının dengelenmesi, besinlerin sindirimi ve emilimi sırasında hücrelere taşınması, toksinlerin vücuttan arındırılması gibi birçok görevi vardır. Vücut suyu azalınca baş ağrısı ile kendini göstermektedir.

13.Sonbaharda hastalıklardan daha uzak kalmak için bağışıklık sistemini güçlendirmek şart. Yani antioksidan besinler sofralarda yer almalıdır. Antioksidanlar, hücrelerdeki oksitlenmeyi önleyen maddeler olarak nitelendirilirler. Bunu vücuttaki bazı enzimleri artırıp, savunma mekanizmasını daha da güçlendirerek gerçekleştirmektedir. Bu sayede vücut direnci artmakta, böylelikle enfeksiyonlara yakalanma riski azalmakta, eğer hastalık oluşmuşsa daha kısa sürede atlatılmasını sağlanmaktadır.

14.Günlerin kısalması, havaların serinlemesi ve sık yağan yağmurlar ile birlikte fiziksel aktivite azalmaktadır. Artık kendinize bahaneler yaratmayın. İş yoğunluğu, trafik, ev işleri, çocuklar, dersler… Aslında herkesin egzersiz yapmayı erteleyecek bahanesi vardır. Fakat kilo vermek formda kalmak ve kendimizi daha dinç hissetmek için artık kıpırdanma zamanı gelmedi mi? Haftada 3–4 gün 40 dakika yürüyüş, bisiklete binme, dans, aerobik, jimnastik, tenis veya yüzme kalbi çalıştıran sporlardır.

D VİTAMİNİ İHTİYACI İÇİN GÜNEŞLENİN
15.Beslenmede lif alımını artırın. Kilo vermenize yardımcı olacaktır çünkü bu tip besinlerin yağ oranı ve kalorisi düşüktür. Çözünen lifler kolesterolü düşürücü etki de sağlar. Öncelikle beyaz ekmeği sofranızdan kaldırın. Bunun yerine tam buğday, çavdar veya yulaf ekmekler tüketin. Sebze ve meyve tüketiminizi dengeleyin. Günde en az 4–5 yemek kaşığı sebze yemeğini ve günlük 3 porsiyon meyveyi öğünlere dağıtın. Ana öğünlerde tamamlayıcı olarak meyve suları gibi kalorili içecekler değil salata kullanın. 2 haftada bir kez kurubaklagilleri sofrada eksik etmeyin.

16.Rafine ürünleri rafa kaldırın. Bu besinle hızlıca kana karışıp kilo yaparlar. Beyaz ekmek, pirinç, makarna, şeker, bal ve şerbetli tatlılar gibi birçok besini içine alır. Bunların yerine tam tahıllı ekmekler, bulgur, yeşil mercimek, kepekli makarna ve sütlü meyveli tatlılar tercih edilmelidir.

17.Sonbaharda güneş yüzünü daha az gösterdiğinden, D vitamini gereksinmesini karşılamakta sıkıntılar yaşanmaktadır. Bu nedenle havanın güneşli olduğu günlerde 20 dakika kadar güneş ışığından direkt olarak yararlanılmalı ve haftada en az 2 kere balık yenilmesine özen göstermelisiniz.

18.Kahve tüketimi sonbaharla beraber atış gösterir. Maksimum miktar günlük 2 fincandır. Bu da filtre veya yağsız sütten olmalı. Süt tozu yerine yağsız sütü tercih etmeniz daha az kalori almayı sağlar.

YAŞAM TARZINIZI DEĞİŞTİRİN
Unutulmaması gereken nokta; kilo vermek işin sadece görünen kısmıdır. Yaptığınız yaşam değişikliğini hayatınızın geri kalan kısmında uygulamadığınız sürece kısa vadede mutlu olacak ve işe yeniden başlamanız gerekecektir. Değişmesi gereken sadece vücut ölçünüz olmamalıdır. Beyinde bitirmeniz gereken çok şey vardır. Uyguladığınız yöntemleri mantıkla seçip uygulanabilir olmasına dikkat etmeli vücudunuza artık zarar vermekten metabolizmanızı yormaktan vazgeçmelisiniz.

Oruç bitiyor, alınan fazla kiloları ne yapacağız?

Bütün gün yemek yemeyip, iftarda tüm gün açlığın acısını çıkardığımız için, Ramazan ayının sonunda birkaç kilo almış olmamız normal. Peki bu konuda ne yapmalıyız?

Ramazan’da yemek saatlerimiz değişti, buna bağlı olarak beslenme düzenimiz de bozuldu. Dolayısıyla çoğumuz kiloları aldık! Şimdi sıra geldi fazlalıklardan kurtulmak için sağlıklı ve sıkı bir diyet yapmaya.

Sizin için, Selahattin Dönmez, Ender Saraç, Tülin Akçekaya ve Dilara Koçak gibi seçkin diyetisyen ve doktorların görüşlerini aldık. Ramazan’dan sonra başlayacağımız sağlıklı diyetin listesini çıkardık.

SELAHATTİN DÖNMEZ NELER ÖNERİYOR?
* Hızlı değil, yavaş tempoda yürüyün.
* Egzersiz yaparken, daha fazla yağ kitlenizin yanmasını istiyorsanız sadece burundan nefes alıp verin.
* Hızlı kilo kaybı için dengeli diyetin öğün sayısı 4′dür. Kahvaltı, öğle, ikindi ve akşam yemeği düzeni ile hızlı kilo kaybedersiniz.
* Hızlı kilo vermenin sihri daha fazla sebze ve maksimum 2 porsiyon meyve yemekte: Mutlaka bir gün içerisinde sebzelerden koyu sarı (havuç, patates), koyu yeşil (ıspanak, marul, kıvırcık, pazı, semizotu), nişasta (patates, bezelye) olanlarını tüketmek gerekmektedir.
* Haftanın iki gününde, akşam öğününüzde, metabolizma hızlandırıcı çorba için.

METABOLİZMA HIZLANDIRICI ÇORBA
Malzemeler:
* 2 orta boy kabak
* 1 orta boy domates
* 1 orta boy tatlı kırmızı biber
* 1 küçük boy kuru soğan
* Yarım demet maydanoz
* 1 yemek kaşığı sıvı yağ

Yapımı: Malzemelerin hepsini, sevdiğiniz kıvama göre su ile düdüklü tencerede pişirin. Soğumaya yakın, yarım demet taze nane ile blenderdan geçirerek hazırladığınız bu nefis kokulu çorbayı için.

ENDER SARAÇ NELER ÖNERİYOR?
1. Artık, akşam saatlerinde ağır beslenmeyin.
2. Gündüz saatlerinde bol miktarda sıvı alın. Fakat bu sıvılar, şekerli asitli sıvılar olmasın.
3. Ramazan’dan, normal beslenme düzenine birdenbire değil yavaş yavaş geçiş yapın. 4. İlk bir-iki gece uyansanız bile herhangi bir şey yemeyin, sadece sıvı alın.
5. Kendinizi, yorgun, aşırı üşüyor hissediyorsanız, saçlarınız dökülüyorsa, gaz şikayetiniz varsa, ilk fırsatta kan sayımı, sedimantasyon, idrar ve şeker tahlili yaptırmanızda yarar var.
6. Fizyolojiyi rahatlatmak, dolaşımı kuvvetlendirmek için kendinize 5-10 dakika ayırın ve doğal yağlarla masaj yapın.

DİLARA KOÇAK NELER ÖNERİYOR?
Diyet kelimesini kullanmak yerine yeni bir yaşam gibi düşünün. Böylece sınırlama ve yoksunluk duygusunu ortadan kaldırın. Beslenme tipinizi gözden geçirin. Yediklerinizi yazdıktan sonra, nerelerde hata yaptığınızı inceleyin.

* Porsiyon ölçülerinizi küçültün.
* Çay kahvede şeker kullanıyorsanız bırakın.
* Salataya eklediğiniz yağ miktarını gözden geçirin.
* Su içmekte zorlanıyorsanız bitki çaylarına ağırlık verin.
* Her sabah aynı kahvaltıyı etmeyin.
* Sebze çorbasını sevmeye çalışın.
* Fiziksel açlık ile duygusal açlığı ayırt etmeye çalışın.
* Kalori saymayın, dengeli beslenin.
* Etiket okumaya başlayın.

TÜLİN AKÇEKAYA NELER ÖNERİYOR?
ÖRNEK DİYET LİSTESİ
Her gün içilecek sıvı (tüm güne yayılarak tüketin)
6-7 bardak suya, 1 avuç içi kiraz sapı, 1 avuç içi mısır püskülü,1 avuç içi avokado yaprağı, 3 poşet kayısı çayı katın. Karışımı 5 dakika kaynatın, ılıtın ya da soğutun.
İlave olarak; 1 dilim elma, 1 dilim limon, 1 parça kabuk tarçın ilave edebilirsiniz.

SU ATICI: 1 GÜN
SABAH
2 yemek kaşığı lor peyniri ile dereotu karışımı 2 adet kepekli wasa veya diyet tuzsuz etimek Domates, salatalık, sivri biber, maydanoz 2 saat sonra ara: Salatalık (sınırsız)

ÖĞLEN
2 adet probiotik sade yoğurt.
Yoğurdu sulandırın ve içine 4 yemek kasığı kepekli makarna, dereotu, semizotu ve naneyi karıştırıp, cacık gibi tüketin. 1 çay kaşığı pul biber (istenilirse üstüne ilave edilebilir] 2 saat sonra ara:
Salatalık (sınırsız)
2 saat sonra ara:
2 yemek kaşığı lor peyniri ile dereotu karışımı 2 adet kepekli wasa veya diyet tuzsuz etimek Domates, salatalık, sivri biber, maydanoz veya kepekli peynirli wasa.

AKŞAM
Doyana kadar yeşil soğanlı bamya (kuru soğansız)

Ramazan ayında alınan kiloları kolay vermenin yolları

[end]

Tag Cloud